Su perileri
Tandoğan’da şahane bir su perileri heykeli vardı, öğrencilik yıllarımda meydanın trafik ışıklarında durup uzun uzun seyrederdim. Ağızlarından sular akan çocuk periler, bir havuzun başında örgü saçları upuzun iki kadın… Yaz aylarında seyrine doyum olmazdı perilerin su ile ritmik dansının. Mitolojinin sayfalarından fırlamış gibi zarif ve kusursuzdular. Sonra Ankaray inşaatı esnasında meydan kapatılınca kaldırıldı, ama Ankaray açılınca su perileri değil Kütahya Porselen'e ait bir sürahi heykelini meydana koydular. Kütahya Porselen de bizimdir ama Atatürk’ün 1925 yılında getirttiği o heykel de bizdendir ve bir parçamızdır artık. Cer Modern bahçesindeki yeni yerlerinde bu defa kalıcı ve mutlu olsun periler.
Bu çok zarif heykelin Ankara’da dolaştığı yerler şöyleymiş yine Wiki’nin yazdıklarına göre...
“1920'li yıllarda bir başkent olma yolunda ilerleyen Ankara'da, Batılı bir şehir görünümü kazanmak için önemli adımlar atılmaktaydı. Buna yönelik girişimlerden biri de Avrupa'dan getirilen anıtsal heykeller ve çeşmelerle şehir meydanlarını süslemek oldu. Su Perileri, bu dönemde Ankara'ya getirilen ve Avrupa'da yaygın olan "havuz başı" kutlamalarını şehrin sosyal yaşamına taşıması planlanan eserlerden biriydi. Fakat siyasi değişimler, şehir planlamasında hayata geçirilen farklı uygulamalar ve ihmaller nedeniyle yıllar boyunca pek çok kez yer değiştiren heykel, bir dönem tamamıyla unutulmaya yüz tuttu. 1920'li yıllarda hayata geçirilen Lörcher Planı, kentte yeni kamusal mekanların inşası ve bunların mümkün olduğunca çağdaş Avrupa şehirlerindeki emsallerine benzemesini hedeflemekteydi. Bu bağlamda, dönemin Ankara Belediye Başkanı olan Asaf Bey tarafından söz konusu heykelin siparişi verildi. 1924-25 dolaylarında şehre ulaşan heykel, o yıllarda "Kurtuluş Meydanı" olarak adlandırılan kent meydanının yakınındaki bir alana yerleştirildi. Başlangıçta "Asaf Bey Havuzu" olarak anılan çeşme, bulunduğu bölgeye de "Havuzbaşı" ismini vermişti. Su perisi kızları ve Eros figürleriyle bezeli olan bu heykel, Fransa'nın Lyon şehrindeki Celestins Tiyatrosu'nun önündeki anıtsal çeşmeye benzerliğiyle de dikkat çekmekteydi. Lörcher Planı'nın terk edilmesiyle birlikte şehirdeki kamusal mekanların düzenlenmesi konusunda değişiklikler hayata geçirilirken çeşmenin de birçok kez yeri değiştirildi. İlk yer değişikliği, Güven Park'ın karşısındaki Kızılay Binası'na yakın bir köşkün önünde konumlandırılmasıyla gerçekleşti. 1933 yılında Güvenlik Anıtı'nın yapımına başlanınca ise heykel II. Evkaf Apartmanı'nın önündeki parka götürüldü. Riyaset-i Cumhur Senfoni Orkestrası'nın ilk konserlerini bu heykelin çevresinde verdiğine ve ilk cumhurbaşkanı Atatürk'ün bu anıtın çevresinde konser dinlediğine ilişkin bilgiler vardır.”
Mimar Levent Civelekoğlu’nun "Anıtsal Dionysos ve Dağ Perileri Nysiad'lar Çeşmesi" olarak adlandırılması gerektiğini söylediği bu güzelim heykel, Gençlik Parkı'nın yapımına başlanınca Hacettepe Parkı'na nakledilmiş. Hacettepe Hastanesi'nin inşaatı sonrasında Sıhhiye yeniden yapılırken de 1960'ların ortalarına belediye deposuna gönderilmek üzere buradan da kaldırılmış. Yıllar sonra gazeteci Halil Soyuer bir süredir kayıp olan heykelin bulunarak uygun bir alana yerleştirilmesini talep edince depodan çıkarılıp Tandoğan Meydanı'na götürülerek yeniden monte edilmiş. 1992’de de Ankaray nedeniyle söküldü ve 2010 yılına kadar yine depolarda hak etmediği şekilde âtıl bırakıldı bu güzel ilk Cumhuriyet yılları mirasımız.
2010 senesinde nihayet 4 aylık bir restorasyon ile yaraları sarıldı ve CerModern önündeki ağaçlık alana yerleştirildi.
Sürekli yer değiştirdiği için esprili halkımız "Seyyar Havuz" lakabı takmış perilere. Ama artık seyyar olmasınlar. CerModern’e her gelen severek ve ilgiyle seyrediyor topraklarımızda yüz yılını doldurmuş perileri. Onları Atatürk getirtti Ankara’yı başkent yapma çabaları içinde. Bu heykeller bizimdir.
