Maskeler, oyunlar ve gerçekler
Ne yazık ki değişmeyen evrensel bir kural vardır; masada her zaman bir "başka ajanda" bulunur. Bu gizli ajanda, yüksek sesle dile getirilen ortak hedeflerin gölgesinde, sessizce kişisel menfaat devşirme telaşından başka bir şey değildir.
Topluluklar sözde yüce bir amaç uğruna toplandığında, vitrinde her şey mükemmel görünür. Süslü kelimeler, omuz omuza verilmiş pozlar ve ortak iyilik üzerine edilen büyük yeminler... Ancak arka planda, sergilenen bu oyunun bazı aktörleri, asıl hedeflenen yoldan sinsice saparak kendi çıkarlarının peşine düşerler. Yola çıkılırken verilen sözler unutulur, dürüstlük yerini ucuz ayak oyunlarına bırakır.
Tarih, bu kokuşmuş düzenin en çarpıcı örnekleriyle doludur. Alın Sezar’ı... Sezar, toprağını, devletini ve insanını sevdiği için elinden gelenin her zaman en iyisini yapmaya çalıştı. Gecesini gündüzüne kattı, büyük fedakarlıklarda bulundu. Peki sonuç ne oldu? Çevresinde ona dost görünen, onun sofrasına oturan herkes kendi menfaatleri doğrultusunda karanlık bir ittifak kurdu. Onu sonunda kanlı bir ihanetle ortadan kaldırarak gücü ele geçirdiler. İşte bu ihanetin kalbindeki sembol........
