menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güneşin altındaki illüzyon

12 0
04.06.2026

Herkes yaşıyor ve herkesi aydınlatan güneş, gökyüzünde eşit ölçüde salınıyor. Kim gölgesinden çıkıp açığa çıkmak, o sıcaklığı teninde hissetmek isterse, bunu elde etmekte özgür. Buraya kadar her şey muazzam bir dengenin eseri. Hal böyleyken, insanın o çok istediği, can attığı güneşin altında fazla kalınca durumdan şikayetçi olmaya başlaması neden?

Soru basit, cevabı ise insan ruhunun dehlizlerinde gizli. Madem canını yakıyor, madem tenini kavuruyor; **durma o zaman, uzaklaş oradan.** Ama uzaklaşamayız. Çünkü bizi orada tutan şey artık güneşin kendisi değil, bizim ona yüklediğimiz anlamlar ve içimizdeki o bitmek bilmeyen arzulardır.

Cazibenin görünürlüğü ve sınırlarımız

Arzuların derin durumu, kalbimizin kuytularında saklandığı sürece zararsız birer hayalden ibarettir. Ne var ki, bu isteklerin somutlaşıp görünür olması ile birlikte, birden akılalmaz bir şekilde cazip hale gelirler. Görünürlük, arzuya bir davetiye çıkarır. İşin büyülü ve tehlikeli kısmı da tam burada başlar: **Cazibe de varsa, bir süre sonra cazip durumun kendisi oluverirsiniz.** İsteyen ve istenen arasındaki sınır silinir; insan, tutulduğu o cazibe merkezinin bizzat kölesi haline........

© Analiz