menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye belleğini kaybetti

13 0
18.03.2026

Türkiye aslında onunla beraber belleğini kaybetti.  Dostu, Prof. Celal Şengör’ün yorumuyla “İlber Ortaylı, Türkiye'de "sıkıcı" damgası yemiş tarih anlatımını, kitaplar, dergi yazıları, YouTube ve televizyon yayınlarıyla geniş kitlelere sevdiren bir kişiydi. Dünyanın farklı yerlerinde arşivlerde, sahada araştırmalar yapmış, pek çok ülkede çalışmaları yayımlanmış bir tarihçiydi.”

İlber Ortaylı her zaman saygı gören bir akademisyendi. Ne zaman Haber Türk’teki “Tarihin Arka Odası” programıyla ekrana geldi, kısa sürede geniş kitlelerce tanındı, daha çok sevildi, tarihin de sevilmesini sağladı.

İlber hocamız kitaplarıyla da çok satanlar listelerinin başındaydı. “Türklerin Tarihi”, “İttihat ve Terakki”, “Osmanlı Barışı”, “Yakın Tarihin Gerçekleri”, “Fatih”, “Atatürk” gibi kitapları kısa sürede tükendi ve baskı üzerine baskı yaptı. İlber Ortaylı “İnsan Geleceğini Nasıl Kurar?”, “Bir Ömür Nasıl Yaşanır” adlı Yenal Bilgici ile yaptığı nehir söyleşi kitaplarıyla genç kesime altın değerinde öğütler verdi. Bu tarz söyleşi kitapları İlber Hocanın tarihçi kimliğinin yanı sıra diğer ilgi alanlarını da gün ışığına çıkardı. Açıkçası ben Hocanın bu kadar iyi bir sinema izleyici olduğunu bilmiyordum ve derin sinema bilgisi karşısında hayran olmuştum. 

Hocamızın önerdikleri arasında yer alan “Alexsandr Nevsky” (Eisenstein), “Küller ve Elmaslar” (Wajda), “Dünyayı Sarsan On Gün “(Bondurçak), “Constans” (Zanussi), “ Satyricon” (Fellini), “Venedik’te Ölüm” (Visconti), “Bisiklet Hırsızları” (De Sica), “Lili Marlen”( Fassbinder) gibi sinema tarihinin başyapıtları ve gerçekten sinemaya gönül verenlerin bilebileceği filmler. Sinemanın yanı sıra İlber Hocamız opera konusunda da oldukça donanımlıydı. Büyük bir tarihçi olmak demek bilginin, sanatın her türüne ilgi duymak demekmiş. İlber Ortaylı bunun en güzel rol modeliydi.

Biz sadece İlber Ortaylı’yı kaybetmedik, ülkemizin yetiştirdiği en önemli entelektüellerden ve gerçek bir “Rönesans” insanını kaybettik. O hep bilgileriyle kalbimizde ve içimizde olacak. Ruhu şad olsun.


© Analiz