menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran'ın savaş stratejisi

24 0
06.03.2026

Mesela İran’ın Hürmüz Boğazını kapatarak enerji fiyatlarının fırlamasını sağlayacağı bekleniyordu. Böyle bir gelişmenin, üretici ve tüketici ülkelerin ABD ve İsrail’e baskı yapması neticesinde savaşın kısa sürmesine yol açacağı düşünülüyordu.

Ama hiç kimse ve hiçbir devlet, İran’ın Körfez devletlerine saldıracağını öngöremedi. Körfez devletleri ABD’ye, topraklarındaki üsleri, İran operasyonunda kullandırmayacaklarını deklere etmişlerdi. ABD’de bu nedenle Hürmüz Boğazının girişine uçak gemilerini ve filolarını yığdı. İran, sınırlı sayıda olan füze ve bombalarını, ABD hedefleriyle İsrail’e yoğunlaştıracağına Körfez ülkelerine saldırarak, karşısındaki cepheyi genişletti. 

İran’ın stratejisi savaşı yayarak, bölgeyi ateşe vererek, savaşın kısa sürmesini ve rejimin ayakta kalmasını sağlamak. Bu saldırı Ortadoğu’nun jeopolitiğini değiştirecek. Zira Arap devletleri son dönemde İsrail’den uzaklaşıyor, İran’ı mevcut düzene entegre etmeye çalışıyorlardı. Bu saldırılar yüzünden İran, Arap devletleri için yeniden en tehlikeli ülke olacak. 

İran’ın saldırısından sonra Körfez devletlerinin füze savar stoklarının sınırlı olduğunu, Katar’ın dört, BAE’nin yedi günlük stoku kaldığını öğrendik. Yani bir süre sonra Körfez devletleri korumasız, savunmasız açık hedeflere dönüşecekler. İran saldırdığında büyük zayiat verecekler. Bu nedenle ABD’ye beklenenden çok daha fazla baskı yapıyor, ‘’Ya bize füzesavar ver ya da savaşı bir an önce bitir’’ diyorlar. 

İran’ın Körfezi vurmasının bir diğer nedeni, yakın ve vurulan hedeflerin hareketsiz olması. Yani uzak olan İsrail’e ve hareketli olan Amerikan gemilerine göre isabet yüzdesi daha fazla. Buda ABD’ye savaşı........

© Analiz