Konuta erişebilecek miyiz?
Bugün eli yüzü düzgün, başınızı sokabileceğiniz bir daire satın almak için en az 10 milyon lirayı gözden çıkarmak gerekiyor. “Tamam, gözden çıkaralım” diyelim ama evdeki hesap çarşıya uyuyor mu? O para cepten çıkıyor mu?
Peki, ülkemizde geleneksel ev sahibi olma modeli neydi? Dişinden tırnağından artırdığın bir peşinatın olur, gerisini banka kredisiyle tamamlar, her ay peyderpey öder, günün sonunda evini barkını alırdın. Bugün ise konut kredileri tam anlamıyla “bir ev alıp üç ev parası ödeme” düzenine bağlanmış durumda. Hal böyle olunca kim, nasıl kredi çeksin? Hadi çekmeye niyetlendin diyelim; bankalar bile bu yüksek rakamları kredi olarak vermeye yanaşmazken vatandaş nasıl erişsin?
Şimdi bazıları çıkıp “Parası olmayan da ev almasın” diyebilir.
Peki ya kiralar ne olacak?
Kira fiyatlarının geldiği nokta, insanları ev sahibi olmaya mecbur bırakıyor. Bir ailenin insanca yaşayabileceği kiralık bir evin kapısı bugün 40-50 bin liradan açılıyor. Temmuz 2026 verilerine baktığımızda, Yeni Kiracı Endeksi bir önceki aya göre %1,7, yıllık bazda ise 2,4 arttı.
Yani kiracının da üstüne kilit vurulmuş durumda; ne ev alabiliyor ne de kirasını rahatça ödeyebiliyor.
Peki biz nasıl ev sahibi........
