menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küresel Sumud Filosu ve Gazze'deki ablukaya karşı verilen mücadele

8 0
22.05.2026

Bağımsız gazeteci Esra Karataş Alpay, İsrail'in uluslararası sularda Küresel Sumud Filosu'na düzenlediği saldırının yansımalarını AA Analiz için kaleme aldı.

Gazze Şeridi’ne insani yardım ulaştırmaya çalışırken uluslararası sularda İsrail askeri güçlerince alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistlerini taşıyan Türk Hava Yollarına (THY) ait üç uçak, dün İstanbul Havalimanı’na iniş yaptı.

Aralarında 85 Türk vatandaşının da bulunduğu 422 aktivisti havalimanında yakınları, yetkililer ve çok sayıda destekçi karşıladı. İsrail askerlerinin açtığı ateş ya da maruz kaldıkları ağır şiddet sonucu yaralanan bazı yolcular, ilk müdahalenin ardından ambulanslarla hastanelere sevk edildi. Aktivistlerin dönüşü, yalnızca bir insani yardım misyonunun sonu değil, aynı zamanda İsrail’in Gazze ablukasına karşı artan uluslararası krizin de son halkası oldu.

6 kıtadan ve 40'a yakın ülkeden sivil aktivistlerin yer aldığı filo, ablukayı kırmak ve acil ihtiyaç duyulan insani yardım malzemelerini ulaştırmak amacıyla denize açılmıştı. Ancak yardım konvoyu uluslararası sularda İsrail ordusunun saldırısına uğradı. Gemideki herkesin hukuksuz şekilde gözaltına alınmasıyla sonuçlanan bu müdahale, dünya çapında büyük diplomatik tepkilere yol açtı.

Uluslararası sularda mükerrer saldırılar

Bu, Küresel Sumud Filosu’na düzenlenen ilk askeri saldırı değil. İsrail ordusu 29 Nisan'da da Gazze'ye yaklaşık 600 deniz mili mesafede filonun bir kısmına saldırmış ve 177 aktivisti gözaltına almıştı. Aktivistler, serbest kaldıktan sonra alıkonuldukları süre boyunca kötü muamele gördüklerini açıklamıştı. Ardından 18 Mayıs’ta ikinci bir saldırı daha gerçekleşti. İsrail güçleri, aralarında Türk vatandaşlarının da yer aldığı 44 ülkeden 428 aktivisti taşıyan 50 gemilik konvoyu, uluslararası sularda Gazze’ye doğru ilerlerken hedef aldı. İsrail ordusunun imza attığı tüm bu saldırı ve alıkoyma eylemleri, deniz hukukunun ve uluslararası insancıl hukukun açık birer ihlali niteliğindedir.

İnsani yardım misyonlarının art arda hedef alınması, akıllara 2010 yılındaki Mavi Marmara saldırısını getirdi. O dönem İsrail komandolarının Gazze'ye giden yardım gemisine düzenlediği baskında Türk aktivistleri şehit........

© Anadolu Ajansı Analiz