menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kalın’ın Irak ziyareti ve Türkiye’nin çok boyutlu diplomasisi

24 0
02.07.2026

Anadolu Ajansı Stratejik Analiz Müdürü Dr. Bilgay Duman, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın'ın Irak'ta gerçekleştirdiği ziyaretlerin Irak-Türkiye ilişkileri açısından önemini AA Analiz için kaleme aldı.

7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Türkiye’de düzenlenecek NATO Ankara Zirvesi tüm gündemi meşgul ederken, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın beraberindeki heyetle Irak’a iki günlük önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. İbrahim Kalın’ın son Irak ziyareti bundan tam bir yıl önce gerçekleşmiş, özellikle “Terörsüz Türkiye” sürecinin gündeme getirildiği basına yansımıştı. Ancak bu kez ziyareti tek bir dinamik üzerinden okumak eksik olur. Zira ABD/İsrail-İran Savaşı'nın ortaya çıkardığı bölgesel dinamik, Irak’ta yaşanan gelişmeler ve sürece dair atılan ve atılacak adımlar ziyareti farklılaştırıyor.

Bununla birlikte Kalın’ın Irak’ta bulunduğu sırada, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Irak İş Konseyi organizasyonunda Türk iş insanlarından oluşan bir heyet de Irak Ticaret Odaları Federasyonu Başkanı Amir Fahdavi, Irak Başbakanı Ali Zeydi, Sanayi ve Madenler Bakanı Muhammed Nuri ve Ticaret Bakanı Mustafa Ani ile temaslarda bulundu. Ayrıca Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Irak Dışişleri Bakan Yardımcısı M. Hussein Bahr Al-Uloom, Irak Petrol Bakan Yardımcısı Naser Azez Jabbar ve Irak’ın Ankara Büyükelçisi Majid Al-Lachmawi’den oluşan heyeti kabul etti. Bu tablo, Türkiye’nin Irak politikasında güvenlik, enerji, ticaret, yatırım ve siyasi istikrar başlıklarını birbirini tamamlayan alanlar olarak gördüğünü ve çok boyutlu bir diplomasi yürüttüğünü ortaya koymasının yanı sıra ilişkilerde kazanılan ivmeyi sürdürme iradesini göstermesi bakımından da önem taşımaktadır.

“Terörsüz Türkiye” liste başı

Terörsüz Türkiye sürecinde Türkiye içinde hukuki ve siyasi adımlara ilişkin beklentiler güçlenirken, Irak ayağında aynı netlikten söz etmek kolay değil. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Şubat ayında yaptığı açıklamasındaki “Suriye ayağı bittikten sonra Irak ayağı var” sözleri dikkati çekmişti. Halen terör örgütü PKK’nın ana coğrafyası olan Irak’ta silah bırakmasına yönelik emareler zayıf. Örgütün Irak sahasındaki varlığı, Sincar’dan Kandil’e, Mahmur’dan Süleymaniye çevresindeki ilişkilerine kadar farklı zeminlerde devam ediyor. Dolayısıyla Kalın’ın, Irak’taki PKK dosyasını elinde bulunduran Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Basim el-Bedri ile görüşmesi, rutin bir istihbarat koordinasyonu olarak okunmamalı. Bu temas, sürecin Irak ayağında muhatapların netleştirilmesi, güvenlik kurumları arasında çalışma mekanizmalarının güçlendirilmesi ve Bağdat’ın daha fazla sorumluluk almaya teşvik edilmesi bakımından önemli.

Bununla birlikte Kalın’ın Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan ile görüşmesi de aynı çerçevede dikkati çekiyor. Türkiye’de atılması beklenen hukuki ve siyasi adımlarla birlikte adli takip, delil paylaşımı, firari isimlerin iadesi, örgütün finans ve lojistik ağlarının kesilmesi gibi başlıklar da sürecin parçası haline geliyor. Irak’ta yolsuzluk suçlamalarıyla aranan ve yurt dışında bulunan firarilerin takibinin görüşmelerde gündeme gelmesi de bununla........

© Anadolu Ajansı Analiz