33 kurşun ve değişmeyen ‘Muğlalı’ zihniyeti
Tarih 1943. Van’ın Özalp ilçesi, Sefo Deresi... 33 insan, elleri arkalarından bağlanmış halde, gecenin zifiri karanlığında sınır boyuna dizildi. Ne bir mahkeme kararı vardı ellerinde ne de savunma hakkı. Yasa, hukuk, adalet; o gün Sefo Deresi’nin soğuk kayalıklarında kurşun sesleriyle susturuldu. 33 insan, Orgeneral Mustafa Muğlalı’nın emriyle, göz göre göre katledildi.
Ahmed Arif’in dediği gibi; "Hiç sorgusuz, sualsiz" vuruldular. Onlar Kürt köylüleriydi. Sınırın öte yanındaki akrabasından üç kilo çay, iki metre kumaş getiren köylülerdi. Ama o kurşunlar sadece o 33 bedene sıkılmadı. O kurşunlar, sınırın öte yanında, Mahabad’da doğmakta olan bir Kürt devletinin bu tarafa sıçramasından korkan zihniyetin gözdağıydı.
Mesaj netti: Aklınızdan bile geçirmeyin, ferman devletindir.
Peki, ne oldu sonra? Katliamın baş aktörü Orgeneral Mustafa Muğlalı, dönemin siyasi konjonktürü değişip rüzgâr tersine esince yargılandı. İdama mahkûm edildi, cezası hapse çevrildi ve cezaevinde öldü. Ama kimse aldanmasın; bu yargılama Sefo Deresi’nde vurulan köylüler için yapılmadı. Demokrat Parti iktidarı, Menemen’de, İstiklal Mahkemeleri’nde hışmına uğradığı Muğlalı’dan eski defterleri açarak hesap sordu. Devlet, Kürt’ün canı için değil, kendi........
