menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye’nin ihtiyacı tamirci değil, yeni bir araç

18 0
16.08.2026

Türkiye’yi anlamak için bazen siyaset bilimi kuramlarına, anayasa hukukunun karmaşık maddelerine ya da tarih kitaplarına bakmak yetmez. Bazen sadece bir oto tamircisinin dükkânına girmek ve olan biteni izlemek gerekir.

Önünüze, ömrünü tamamlamış, kilometresi haddinden fazla yükselmiş bir otomobil geldiğini düşünün.

Motor yorgun, şasi yorulmuş, parçalar artık üretilmiyor; bulunanlar ise ateş pahası. Aracın neresini tutsanız elinizde kalıyor.

İşini bilen bir usta, araca bakar ve sahibine açıkça söyler:

“Bu araç artık güvenli bir şekilde yola devam edemez. Harcayacağınız para da harcayacağınız emek de ziyan olur. Bu arabayı emekliye ayırmak, yerine yenisini almak en doğrusudur.”

Ama araç sahibi ısrar eder:

“Bir iki parçasını değiştirsek, motoru biraz rektefe etsek, kaportayı da boyasak bir müddet daha idare etmez mi?”

İşte Türkiye’nin siyasal hikâyesi tam olarak bu ısrarın özetidir.

Türkiye de siyaset bilimciler,siyasetçiler yıllardır eskimiş,artık tümüyle değişmesi gereken bir siyaset aracını tamir etmeye çalışıyorlar.

Önceleri 10 yılda bir darbe yapılıyordu, şimdide 3-5 yılda bir araç tamirhaneye çekiliyor. Bir parçası değiştiriliyor, başka bir parçası güçlendiriliyor, bazı parçalar makyajlanıyor. Sonra araç yeniden kullanılıyor.

Tabi Bir süre gidiyor.

Yine tamirhaneye giriyor.

Ve her tamirhane çıkışı biz buna “yeni dönem” diyoruz.

Oysa şasi aynı, motor aynı, kaporta büyük ölçüde aynı.

Dolayısıyla sorun bir süre gideriliyor sonra yeniden ortaya çıkıyor.

Türkiye’nin temel problemlerinden biri de tam olarak budur:

Bir siyasal sistemi değiştirmek yerine sürekli tamir etmeye çalışıyorlar

Darbelerden sonra tamir edildi.

Anayasa değişikliklerinden sonra tamir edildi

Siyasal krizlerden sonra tamir edildi.

Çatışma dönemlerinden sonra tamir edildi.

Çözüm süreçleri ile yeniden tamir edildi.

Her defasında sistemin bazı parçaları değiştirildi. Fakat devletin yurttaşla ilişkisi, merkeziyetçi yönetim anlayışı, kuvvetler ayrılığının zayıflığı, yargının bağımsızlığı, yerel demokrasinin sınırları ve farklı kimliklerin........

© Amida Haber