menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Diyarbakır’da İl Emniyet Müdürlüğü’nün kör noktası

4 0
saturday

Hem sol ve hem de dini referanslı selefi gruplar Diyarbakir’dan memnun.

Sol ya da ‘özsavunmacı’ gruplar yüzlerinde maskelerle açıklamalar yapıyor; kentte uyuşturucuya, fuhuşa (yalnızca ahlaki değil, insan ticareti ve kadın istismarı boyutuyla da) ve çetelere karşı mücadele edeceklerini söylüyor!

Dini referanslı selefiler ise mekan mekan gezip ahlaka aykırı gördükleri davranışlar konusunda işletmecilere tebliğde bulunuyor.

Maskeli açıklama yapmak, devriye gezmek, işletmecilere tebliğde bulunmak, tehdit ve kanuna aykırı örgütlenme kapsamında zaten suçtur. Bunun için yeni bir yasaya değil, mevcut Ceza Kanunu’nun uygulanmasına ihtiyaç var.

Uyuşturucu, fuhuş ve çetelerle mücadele maskeli çocuk ve gençlerin işi, görevi ve sorumluluğu değildir. Uyuşturucu satışını ve kullanımını sadece düşük gelirli kesimle ve kentin sosyoekonomisi düşük semtleriyle ilişkilendirmek de, metruk mekan yıkmak da bir hatadır.

Bölgemizde suç odaklarının çocuk ve gençlerimizi başka yerlere de götürerek ‘koşturmasının’ ve tefeciliğin önüne geçilmesi uygulanabilir makul politikaların kararlılıkla yürütülmesi ile sağlanabilir.

Diyarbakır’daki siyasi partilerin de bu tür gruplara karşı uyarı açıklamaları yapması kamuoyuna güven verecektir.

Kentimizin ahlakçı zorbalara ihtiyacı yok. Kentimizin kurallara uymaya, yasaların uygulanmasına ve kara parayı reddetmeye ihtiyacı var.

Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü bu oluşumları neden engellemiyor? Eğer bu grupların bu faaliyetleri hukuka aykırıysa, gerekli işlemler yapılarak sorumluların adalet önüne çıkarılması neden gecikiyor?

Kentte güveni, huzuru ve adaleti kim sağlar; Emniyet ve yargı mı, yoksa maskeli ve maskesiz selefi gruplar mı?

Sorunlarımız bunlarla sınırlı değil.

Kentteki ya da kentin adının geçtiği yasadışı bahis ve uyuşturucu operasyonları dünya........

© Amida Haber