menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir saldırıdan daha fazlası: Umudu korumak, barışı inşa etmek

10 0
24.08.2026

“Demokrasiye giden yol, umudun tükendiği yerde değil; umudun en çok sınandığı yerde başlar.”

Şırnak’ın Cizre ve Silopi ilçelerinden ekmek parası için Zonguldak’a giden mevsimlik tarım işçilerinin, kadın ve çocukların da bulunduğu bir grubun saldırıya uğraması hepimizi derinden düşündürmelidir. Kamuoyuna yansıyan görüntüler ve haberler, 70’ten fazla işçi ve ailelerinin iki kez saldırıya maruz kaldığını ve can güvenliklerinin tehlikeye girdiğini ortaya koyuyor.

Şimdi kendimize sormamız gereken soru şudur: Ne diyeceğiz?

“Bu iş çok zor olacak” deyip umudumuzu mu kaybedeceğiz?

“Demek ki hiçbir şey değişmeyecek” deyip yeniden korkularımıza mı teslim olacağız?

Yoksa tam tersine, bütün bu yaşananlara rağmen demokratik bir toplum, eşit yurttaşlık ve kalıcı barış için mücadele etmeye devam mı edeceğiz?

Bence cevabımız açık olmalıdır: Umudumuzu kaybetmeyeceğiz.

Çünkü barış yalnızca silahların susması değildir. Barış; insanların memleketi, dili, kimliği ve düşüncesi nedeniyle korkmadan yaşayabilmesidir. Bir Kürt ailesinin ekmek parası için ülkenin bir ucundan diğer ucuna gittiğinde kendisini güvende hissetmesidir. Bir annenin çocuğuyla birlikte yolda yürürken kimliğinden dolayı saldırıya uğramayacağını bilmesidir.

Bugün yaşanan bu saldırı, tam da demokratik toplum fikrinin neden bu kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Bir yandan yeni bir dönemin, demokratik çözümün ve toplumsal barışın konuşulduğu; Kürt halkının büyük umutlarla geleceğe baktığı bir süreçten söz ediyoruz. İnsanlar dağlarda........

© Amida Haber