Ege Denizi’nde Asbest Tehlikesi
Bilindiği gibi asbest, kanserojen kimyasallardan olup; mesela inşaat şirketleri kentsel dönüşüm uygulamalarında binaları yıkarken, yağmurlama sistemiyle tozların atmosfere yayılmasını önlemeleri gerekir.
Eğer dikkat edilmezse, havaya yayılan tozlar üst teneffüs yoluyla akciğerlerimize, alveollerimize (hava keseciklerine) kadar ulaşarak akciğer kanserine, silikozis vakalarına neden olabilir.
Asbest maddesi aynı zamanda gemilerin teknik donanımlarında ve metal aksamında da bulunduğundan, batılı ülkeler (ABD, İngiltere, İtalya, hatta Yunanistan bile) hurda gemilerinin söküm işlemini kendi denizlerinde (kendi kara sularında) yapmazlar.
Peki, nerede yaparlar? Bizim Aliağa’da, Petkim bölgesinde yaparlar.
Binlerce gros tonluk gemilerinin sökümü günlerce, haftalarca sürer. O süre içinde tonlarca hurda gemi malzemesinin üzerindeki yoğun asbest maddesi çevreye, deniz sularına yayılır. Denizin med-cezir faaliyeti sırasında kıyılara kadar seyreden kimyasal, bölgede yaşayan insanların sağlığına zarar verebilir.
Bu da yetmez; deniz suyunun doğal hareketiyle kimyasallar, kısa, orta ve uzun menzilli kirlenme yolu açık olduğundan, su kitlesinde önemli derecede kirlenmelere sebep olabilir.
Bu nedenle Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile bölgedeki büyükşehir belediyeleri arasında yapılacak bir protokol ile geniş tabanlı ve kalıcı bir koordinasyon planı çerçevesinde, o ve benzeri bölgelerde çalışma ve araştırmalar yapılarak hem kamu sağlığı hem de deniz (su) ekosistemi üzerindeki negatif oluşumların meydana gelmesi engellenmelidir.
Tüm bu sakıncalarının yanı sıra, su ürünlerinin sağlıklı bir şekilde tüketiciye ulaştırılması bakımından, akümülasyon yoluyla balık popülasyonunun da zarar görmemesi için konunun hassasiyeti kurumlarca dikkate alınmalıdır.
Bütün bunlar ortadayken, işin en doğrusu; yabancı ülkelerin bizim denizlerimizde gemi sökmesine asla izin verilmemesidir.
Yukarıda adları geçen bakanlıklar, bakanlık kuruluşları ve belediyeler, yabancı gemilerin bizim sularımızda sökülmesine asla izin vermemelidir.
Hasbelkader uzun yıllar önce İzmir’de görevli bulunduğum yıllarda bu alanda birçok başvuru olmuştu. Yukarıda ifade etmeye çalıştığım sakıncalar nedeniyle kamu sağlığının zarar görmemesi için bu ve benzeri eylemlere izin vermemiştik. Bilinmektedir ki, farklı menşeyli olmak üzere ülkemizde milyon sayılarıyla ifade edilen kanser vakaları bulunmaktadır.
