menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Umutsuz Durumlar Yoktur, Umutsuz İnsanlar Vardır

20 0
17.06.2026

ANADOLU İNSANI İŞGAL, KOLERA SALGINI VE KITLIK DÖNEMLERİNİ BİLE AZMİYLE, GÜÇLÜ İRADESİYLE ATLATMAYI BAŞARMIŞTI!

"Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk

DÜNYA ÇAPINDA 50 MİLYON İNSANI ÖLDÜREN İSPANYOL GRİBİ'NDEN SAĞ KURTULMAYI BAŞARAN ADAM: ATATÜRK  

Mustafa Kemal Atatürk, 1919 yılının bahar aylarında Samsun'a çıkma hazırlıkları yaparken İstanbul'da İspanyol Gribi'ne yakalandı. Beşiktaş'taki evinde geçirdiği hastalığı doktorların müdahalesiyle atlattı. 16 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile yola çıktığında bu hastalığı yenmiş durumdaydı.

Yatık Emine, Refik Halit Karay tarafından yazılmış ünlü bir öyküdür. Cinsel açlık çeken azgın erkeklerin sürekli tecavüz ettiği, ölümüne sebep olduğu bir zavallı kadının öyküsüdür...İlk kez 1919 yılında yayımlanan bu eser, yazarın sürgün yıllarında Anadolu'yu gözlemleyerek kaleme aldığı Memleket Hikâyeleri adlı kitapta yer almaktadır.

Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı'da 1920'lerin ikinci yarısında Anadolu erkeğinin cinsel açlık çekerken taciz ettiği, cinsel saldırıda bulunduğu, zavallı kadınları eserlerinde anlatmıştır...

Refik Halit Karay Atatürk ve silah arkadaşlarına hakaret üstüne hakaret yağdırmıştı...Karay'a göre Kurtuluş Savaşı'nı Türk halkı, Türk ordusu asla kazanamazdı...Çünkü Türkiye'yi Yedi Cihan Ordusu İşgal etmişti!

Karay'a göre "İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan işgal ordusunu Trakya ve Anadolu'dan söküp atmak mümkün değildi, hatta imkansızdı...

Karay Atatürk ve silah arkadaşlarına "Haddinizi, sınırlarınızı bilin, yoksa haddinizi size bildirirler" demişti...Karay: "Etimiz ne, budumuz ne? Ayol!"

Karay Atatürk ve silah arkadaşları için şöyle yazdı: "Bir patırtı, bir gürültü...Beyannameler, telgraflar...Sanki bir şeyler oluyor, olacak...Ayol şuracıkta her işimiz, her kuvvetimiz meydanda.dünya durumumuzu biliyor...Hayal kurmanın, blöfün sırası mı? Hangi teşkilat, hangi kuvvet, hangi kahraman. Kuzum Mustafa Kemal sen deli misin?

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Balkanlar'ın Makus Talihi Göç (Yazarı: H. Yıldırım Ağanoğlu; Sayfa: 248) adlı kitapta 1 milyon 200 bin nüfuslu 1912 İstanbul'undaki Kolera salgınından söz edilirken şöyle deniyor:

"Ayasofya Camii ve Demirkapı Hastanesi'ndeki askerlerden kolera sebebiyle vefat edenlerin sayısı bir günde 500'ü aştı ve gösterilen bütün gayrete rağmen bunlardan sadece 110 tanesi toprağa verilebildi..."

GENERAL BARON TOTT'UN GÖZLEMLERİ

1783-1784 Fransa İstanbul'a büyükelçi olarak Marie-Gabriel-Florent-Auguste de Choiseul ya da Auguste de Choiseul-Gouffier olarak bilinen kişiyi (1752-1817) yolladı...Büyükelçinin Osmanlı hakkındaki görüşleri şöyleydi:

"İngiltere ve Rusya ile rekabetinde Fransa ne yazık ki sürekli toprak kaybediyor...Yunanistan'ı, Ege adalarını, Kızıldeniz'i, Mısır'ı, Suriye'yi, Orta Doğu'yu Fransa elde etmelidir...İstanbul Fransa'nın kontrolünde olmalıdır...İstanbul'da Fransa'nın himayesinde bir devlet kurulmalıdır...Rusların Osmanlı topraklarını ele geçirmesi ve Akdeniz'e inmesi ivedilikle önlenmelidir..."

Hendesehane ya da Mühendishane ya da Teknik Üniversite, Osmanlı İmparatorluğu........

© Akdeniz Gerçek