Süleyman Demirel, Kenter'ler, Sabancı'lar, Latife Hanım, Erol Simavi
HASAN PULUR, ATATÜRK'ÜN EŞİ LATİFE HANIM, SÜLEYMAN DEMİREL VE HÜRRİYET GAZETESİ SAHİBİ EROL SİMAVİ KENT OYUNCULARI TİYATROSU'NUN HAYATTA KALABİLMESİ İÇİN İŞBİRLİĞİ YAPMIŞLARDI
Atatürk'ün eşi Latife Hanım'ın (1898-1975) son ikametgahı, en üst katında oturduğu İstanbul Harbiye'deki apartman efsanevi Kenter-Kent Oyuncuları Tiyatrosu'na birkaç bina kadar yakındı...
Tanınmamak ve meraklılarca rahatsız edilmemek için “Fatma Sadık” pasaportunu kullanan Latife Hanım, tiyatro ve konserleri hiç kaçırmaz, Kenterler'in (Kent Oyuncuları) tiyatrosundan sezonluk koltuk satın alırdı...
Mustafa Kemal Atatürk'ün eski eşi Latife Hanım'ın 12 Temmuz 1975 tarihinde hayatını kaybettiği yer, İstanbul Harbiye'de Halaskargazi Caddesi'nde bulunan Safir Apartmanı'dır.
Latife Hanım uzun yıllar Beyoğlu Ayaspaşa'daki aile köşkünde yaşadıktan sonra, 1965 yılında Harbiye'deki Safir Apartmanı'nın en üst (7.) katına taşınmıştır. Bu apartmanı seçmesinin en büyük nedeni, penceresinden Harbiye Askeri Müzesi (Orduevi) bahçesinde yer alan ve Atatürk'e çok benzediğini düşündüğü Atatürk heykelini doğrudan görebilmesidir.
Latife Hanım'ın kızlık soyadı Uşakîzâde'dir. Soyadı kanunundan sonra ailesi Uşaklı veya Uşşakî soyadını kullanırken, kendisi Latife Uşşakî olarak da anılmıştır...
Mustafa Kemal Atatürk'ün eşi Latife Hanım'ın 1873 doğumlu babası Uşakizade Muammer Bey 1951'de, annesi Adviye Uşaklıgil (Uşşaki) ise 1967 yılında vefat etmiştir.
Latife Hanım, uzun yıllar tek başına Ayaspaşa’daki muhteşem manzaralı (o dönem önünde bina olmayan), büyük köşkte yaşamıştı. Ancak apartmanların yapılma döneminde kendisine çok büyük gelen, ısıtmakta da zorlanılan bu köşkten taşınmaya karar vermişti. Ve Harbiye’deki Safir Apartmanı’nın en üst katında bir apartman dairesi satın alıp bu daireye taşınmıştı...
1993 yılındaki Arkitekt dergisinin Ayaspaşa sayısında kapsamlı bilgi var:
“Ayaspaşa Çevre Güzelleştirme Derneği Başkanı Avukat Gürsel Özdoğan’dan aldığımız bilgiye göre birinci derece tarihi eser olmasına rağmen sadece tavanları korunmak ve yerine aslının eşi yapılmak üzere 1989’da köşk yıkılmıştı. Köşkün çok özel bahçesindeki asırlık iki büyük manolya ve iki çam ağacı yeni mülk sahibi tarafından önce kısmen çürütülüp sonra kesilmiş, kameriye parçalanmış ve çakıl taşlı bahçe bir süre için ruhsatsız otopark olarak kullanılmıştı…”
KENT OYUNCULARI TİYATROSU
"Bizim gibi büyük kuruluşların iki görevi vardır. Birincisi, kendi iştigal konuları ile ilgili görevleri, ikincisi ise, topluma karşı olan görevleridir. Biz, kültür ve sanatı seçtik. O yüzden biz, kültür ve sanat bankasıyız." Kâzım Taşkent...
Yapı Kredi Bankası, Bakanlar Kurulu kararıyla resmi kuruluşunu 6 Temmuz 1944 tarihinde gerçekleştirmiştir. Türkiye'nin perakende bankacılık odaklı ilk ulusal çaplı özel bankası olarak faaliyetlerine ise 9 Eylül 1944 tarihinde Bahçekapı şubesinin açılışıyla başlamıştır.
Kent Oyuncuları Tiyatrosu, İkinci Dünya Savaşı'nı Almanların ve Japonların kaybedeceği ortaya çıktığında (1944'te) Yapı Kredi Bankası'nı kuran Kazım Taşkent'ten 350 bin lira borç alarak inşa edilmeye başlanmıştı...
Tiyatronun açılışı, 11 Kasım 1968 tarihinde, Shakespeare’in ‘Hamlet’ oyunuyla yapıldı. İngiliz yönetmen Denis Carey’in sahnelediği oyunun halka ilk sunuluşu yaklaşılırken bile inşaat devam etmekteydi:
Denis Carey’in binadaki inşaat faaliyetinin ne zaman biteceği konusundaki merakı gün geçtikçe artmaktaydı...
Yıldız Kenter şöyle anlatıyor: ‘Carey'in sabırsızlığını anlayabiliyorduk, ancak biz de çok zor durumdaydık. Her gün, Carey'e bugün bitecek, yarın bitecek diye yalanlar uyduruyorduk. Fakat bir gün "tiyatroyu görmek istiyorum" diye tutturdu. Vazgeçiremedim. Salondan içeri girer girmez elini başına vurarak, "Aman Tanrım! Şimdi ne yapacağız biz?" dedi.
Ancak bina yirmi gün sonra mucizevi bir biçimde hazır duruma getirildi...
İnşaatın tamamlanıp Kenter'lerin kendi tiyatro binalarına kavuşmalarının ardından, tiyatro inşası için yapılan borcun ve diğer masrafların ödenmesi uzun yıllar boyunca devam etti...Bu süreç, neredeyse her akşam ve belli matine günlerinde hiç durmaksızın çıkılan gösterileri ve de yoğun turne programlarını beraberinde getirmişti.
19 Eylül 1969 tarihli Milliyet Gazetesi haberine göre Kenterlerin, o gün itibariyle iki milyon beş yüz bin lira borçları bulunmaktadır...
Tiyatronun açılışından bir yıl sonraki bir tarihte çıkan bir gazete haberinde, oynadıkları üç farklı oyunla, seyircinin karşısına haftada on iki kere çıkan Kenter Kardeşlerin, dinlenecek zaman bulamadıkları belirtildikten sonra, Yıldız Kenter’in şu sözlerine yer verilmiştir:
“Borç ödeme yüzünden altı aydan beri tiyatronun kasasından bir kuruş alamadım. Çok şükür işlerimiz iyi gidiyor, ancak bu borç da belimizi kırmıyor dersem yalan olur...”
Yıllar boyu sürecek ödemeler sonunda borç tamamlansa bile, binanın genel giderleri, zamanla ortaya çıkan tadilat ihtiyaçları ve yıllar içerisinde artarak yaşanan seyirci azlığı, birçok özel tiyatro gibi, Kenterleri de fazlasıyla etkilemiştir.
Tiyatro'nun yaşaması ve ayakta kalabilmesi için yeni kaynak temini için bir fikir bulundu: mademki özünde seyirci için yapılıyor bu iş, o zaman gene destek için seyirciye başvurulacaktır.
Öneri S. Talat Halman’dan (1931-2014) gelir:
“O yıllarda Amerika’da yaygın bir sistem vardı... Tiyatrolarda koltuk satmak. Hatta kiliselerde bile yapıyorlardı bağış anlamında…Türkiye’de o güne kadar böyle bir şey yapılmamıştı. Koltuk satma fikri bir cankurtaran oldu onlar için”
2 Kasım 1967'de Abdi İpekçi'nin (1929-1979) yönettiği Milliyet Gazetesi'ndeki yazısında Hasan Pulur da (1932-2015) "Koltuk Satışı" için tiyatroseverleri Kent Oyuncuları'na destek olmaya davet etti...
Konu ile ilgili, Kent Oyuncuları Aylık Tiyatro Dergisi’nden, Yıldız Kenter imzalı, ilan niteliğinde bir yazı paylaşılır. Kent Oyuncularından Türk Sanatseverlerine başlıklı yazıda, yedi yıllık yoğun bir çaba ile ancak arsasının alınıp, birinci kat betonu dökülebilen tiyatro binası için, yardıma ihtiyaç duyulduğunun belirtilmesinden sonra, koltuk satışı kampanyası düzenleneceği duyurusu yapılmış, ardından da bu kampanyanın ayrıntılarından bahsedilmiştir.
3000 lira karşılığı koltuk alanların isimleri o koltukların arkasına yazılacak ve onlar da açılış oyunlarının şeref konuğu olacaklardır. Türkiye’de böyle bir şey ilk defa denendiği için, insanları bu satış için ikna etmek kolay olmayacaktır.
İlk koltuk satışı Hürriyet gazetesi sahibi Erol Simavi’ye (1930-2015) yapılmıştı...Erol Bey’in bir seferde on koltuk satın almasıyla ve onun isminin etkisiyle, diğer satışlar peşi sıra gelmiştir...
Buna benzer bir yardım kampanyasına 1972 yılında da rastlanır. Erol Simavi’nin, tiyatronun açılış gecesinde 50 bin liralık destek verdiği bu kampanyada, katılımcılara düşen pay 1 lira gibi düşük bir miktardır.
İpotek karşılığı Küçük Sahne’nin kuruluşuna da destek veren Kazım Taşkent’in bulunduğu Yapı Kredi Bankası’nın yan kuruluşu olan Doğan Sigorta’dan da Kent Oyuncuları da borç para almıştı...
EROL VE SAKIP SABANCI
Sonrasında, el değiştiren bu şirket, ödemelerdeki aksamalar yüzünden Kenter Tiyatrosu’nu icra yoluyla satmaya........
