CHP'nin En Büyük Sınavı
DIŞARIDAKİ RAKİP Mİ, İÇERİDEKİ KAVGA MI?
Demokrat Parti döneminden sonra geçen uzun yılların ardından, Cumhuriyet Halk Partisi'nin yeniden Türkiye'nin birinci partisi olması milyonlarca insan için büyük bir umut olmuştu.
Sosyal demokratlar...
Laik yaşam tarzını savunanlar...
Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyetin geleceği için kaygı duyan milyonlar...
Herkes aynı soruyu soruyordu:
"Acaba bu kez iktidar değişecek mi?"
Yerel seçimlerde elde edilen başarı, yalnızca bir seçim zaferi değildi.
Bir moral üstünlüktü.
Ve belki de uzun yıllar sonra ilk kez iktidarın değişebileceğine dair güçlü bir işaretti.
Ancak siyasette bazen seçim kazanmak yetmez.
O seçimin ardından ortaya çıkacak fırtınaları da öngörmek gerekir.
Bugün geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki CHP'nin önündeki en büyük engel yalnızca dışarıdaki rakipleri değildi.
Asıl tehlike içeride başlayan tartışmalar, kırgınlıklar ve hesaplaşmalardı.
Kurultay sonrasında ortaya atılan iddialar, tartışmalar ve karşılıklı suçlamalar partinin enerjisini içeride tüketmeye başladı.
Kimilerine göre kurultayda usulsüzlükler vardı.
Kimilerine göre bütün iddialar siyasi bir tartışmadan ibaretti.
Gerçek ne olursa olsun, kamuoyunun gördüğü manzara........
