menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hüseyin KURT Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir

8 0
04.06.2026

Türkiye’de insanların ilginç düşünce biçimleri oluştu. Belkide hep vardı ama siyasal tartışmalarda gün yüzüne çıktı ve daha belirgin oldu.

Bir konu hakkında konuştuğunuzda insanlar önce ne söylediğinize değil, kimin söylediğine bakıyor.

Eğer eleştirdiğiniz kişi kendi mahallesinden değilse söylediklerinizi dikkatle dinliyorlar. Ama eleştirdiğiniz kişi kendi taraflarındansa, cümlenin içeriğine bakmadan savunma mekanizması devreye giriyor.

Sanki doğru ve yanlışın değeri, onu söyleyen kişinin kimliğine göre belirleniyormuş gibi…

Oysa mantık tarihinde buna verilen isim bellidir: “Genetik Safsata”.

Bir düşüncenin doğruluğunu veya yanlışlığını, içeriğine göre değil kaynağına göre değerlendirme hatası.

Bir fikrin doğruluğu onu söyleyen kişinin kimliğinden bağımsızdır.

Bir hırsız size saatin kaç olduğunu söylediğinde saat gerçekten üçse, sırf söyleyen hırsız diye vakit değişmez.

Ama günümüz tartışmalarında insanlar önce konuşanın kimliğini sorguluyor, sonra düşüncenin doğruluğunu.

Hakikati değil tarafı savunuyorlar.

Bir başka problem daha var.

Toplumumuzun önemli bir kısmı dünyayı iki kutuplu bir hikâye olarak görüyor.

Oysa hayat bu kadar basit değil.

İki taraf da yanlış olabilir.

İki taraf da doğru olabilir.

Bir taraf yanlış, diğer taraf daha yanlış olabilir.

Bir konuda haklı olmak başka bir konuda haksız olmayı engellemez.

Fakat insanlar çoğu zaman bir kişiyi eleştirince karşı tarafı savunduğunuzu düşünüyor.

Bir partiyi veya lideri eleştiriyorsanız rakip partiyi desteklediğiniz varsayılıyor.

Bir hükümet uygulamasını eleştiriyorsanız muhalif olduğunuz kabul ediliyor.

Muhalefeti eleştiriyorsanız iktidar yanlısı ilan ediliyorsunuz.

Sanki üçüncü bir seçenek........

© Akasyam