menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SUS GÖNLÜM!

18 0
06.02.2026

Sessizlik! Kalabalıklar arasında, kaosa dönüşmüş dünyanın ortasında, insanın geleceğini karartan bütün korkuların altında, neredeyse gök kubbeyi çatlatacak kadar olan gürültünün altında ezilen, bir dem sessizliğe hasret yüreklerimiz!

Dış dünyanın sesinin duyulmaması iç dünyamızla konuşmaya başladığımız andır. Gürültüler, dikkat dağıtan sesler, dayatılan kimlikler çekildikçe, içimizde bir yerden ses gelir. O ses bazen bir sızı, bazen bir nefes, bazen de bir çağrıdır. Bu çağrıyı duymaya başladığımızda, büyümeye başlarız.

Peki nedir sessizlik?

Sessizlik, sadece sesin olmaması değil; iç mekânımızın yankısız kalmasıdır. Sessizlik, “olmamız”a izin verendir. Çünkü sürekli konuşan, yorumlayan, karşılaştıran bir zihin; kendi hakikatini bastırır. Sessizlikte benliğin kabuğu çatlar, öz açığa çıkar. Öz güven, öz merhamet, öz saygı ve dahi öz muhabbet bu şekilde oluşur. Artık dış seslere meydan okunmuş, iç sesle muhatap olunmuştur.

Kur’an’da Hz. Meryem’e şöyle buyrulmuştur:

“Eğer bir insana rastlarsan de ki: Ben Rahman’a oruç adadım. Artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.” (Meryem, 26)........

© Akasyam