Adnan ÖZ Türk futbolu böyle yö-ne-ti-le-mez!
Türk futbolu çok kötü yönetiliyor. Futbol Federasyonu Başkanı ve Yönetimi tabiri caizse bu işi yüzüne gözüne bulaştırdı. Merkez Hakem Komitesi uyuyor mu? Bu hakemlerin hali nedir böyle? Çifte standart, eyyam, iş bilmezlik arşa ulaştı. Bu duruma kimler, ne zaman dur diyecek?
Bütün büyük denilen takımlar, kazansa da kaybetse de sürekli ağlıyor. Futbolda adalet isteyen yok, hepsi de imtiyaz istiyor.
Maçlarda görev alan hakemler çok kötü, VAR hakemleri berbat. Yorumculuk yapan eski hakemler kötünün kötüsü. Hepsi yanlı yorumlar yapıyor. Maalesef kimsenin bir omurgası, bir standardı yok.
Yayıncı kuruluş da bir alem, istediği görüntünün tekrarını aynı dakika içinde gösterebilirlerken kritik görüntülerin tekrarını bile izleyemiyoruz.
Bazı pozisyonları gizliyor, bazı net pozisyonları da VAR kararını verene kadar ekranlarına yollamıyor. Samsunspor’un yediği 2. golün Ederson topa vururken ilginç görüntüsü var fakat nedense gizlendi.
Beşiktaş - Galatasaray maçında Oshimen’in sarı kartı varken iki sarı kartı es geçildi. Birincisi oyun durduktan sonra topa vurdu görmezden gelindi.
İkincisi ise taç atmak için topu taç atacak arkadaşından aldı biraz bekledi tekrar topu taç atsın diye Sacha Boey’e verdi. Bu normal şartlarda zaman çalmaya girer ve sarı kart gerektirir.
Beşiktaşlı Orkun Kökçü aynı şekilde sarı kartı varken oyun durunca topa vurdu ona da sarı kart yok. Orkun başka bir pozisyonda hakemi kolundan çekip kendine çevirdi yine sarı kart yok.
Hemen hemen aynı pozisyonda Samsunspor oyuncusu Mendez, Alanyaspor maçının son dakikalarında hakeme dokundu diye kırmızı kart görmüştü.
Beşiktaş - Galatasaray maçında Sane’nin iki hareketi de bize göre kırmızı karttı fakat Fenerbahçe Galatasaray maçında Skriniar’ın Sara’ya yaptığı ve Orkun’un Trabzonspor maçında Serdar Saatçi’ye yaptığı da kırmızı kart olmalıydı.
Birisine kırmızı verip diğerlerine es geçmek çifte standart değil mi? Hocalar, yorumcular, yöneticiler ve tarafsız bakamayan taraftar açısından birisine kırmızı deyip diğerlerine sarı kart demek ikiyüzlülük ya da çifte standart değil mi?
Galatasaraylı Torreira gol sevincini taraftar ile paylaşıyor sarı kart yok. Fenerbahçeli Guendouzi gol sevincini taraftar ile paylaşmak için tellere tırmanıyor sarı kart görüyor.
Guendouzi Samsunsporlu Tomasson’un bileğine kasten basıyor faul bile yok. Oostorvolde Madji’nin boynunu sıkıp, nefesini kesip, “öldü!” diye yere yatırıyor sarı kart yok. Böyle hakemlik olur mu?
Samsunspor’un ligin ilk yarısında Fenerbahçe’ye attığı gol pasif durumdaki oyuncu ile kalecinin arasında beş metre mesafe olduğu halde ofsayt gerekçesiyle iptal edilmişti.
Fenerbahçe’nin Samsunspor’a attığı 3. golde rakip oyuncu Archie Brown kalecimizin iki metre yakınında ve topun geldiği yönde olduğu halde, “Dikkatini dağıtmıyor.” diye gol geçerli sayıldı.
Oysa bunun hemen hemen aynısı pozisyonlarda Galatasaray’ın, hem Kocaelispor hem de Konyaspor maçlarında 2 golü iptal edilmiş ve Galatasaray bu maçları kaybetmişti.
Bu hakemlerle ve bu federasyonla bu lig sağlıklı bir şekilde gitmez. Türk futbolunun daha kötüye gitmemesi için TFF Yönetimi ve MHK Yönetimi derhal istifa etmelidir.
Herkes hakemlerin kötü yönetimini görüyor ve, “Demek ki bu tür golleri Trabzonspor ve Fenerbahçe atarsa sayılıyor.” diye düşünüyor. Türk futboluna bunu yaşatmaya hakkınız var mı?
Maça gelirsek bir önceki yazımızda, “Samsunspor böyle oynarsa önümüz açık.” diye başlık atıp son bir buçuk maçlık oyunumuzu övmüş, “Böyle oynayın yeter…” demiştik.
Fenerbahçe maçında takım olarak çok güzel oynadık, çok iyi mücadele ettik fakat Celil ve Yunus Emre biraz daha dikkatli olmalı ve daha basit oynamalılar. Ntcham bazen oyunu yavaşlatıyor, daha çabuk oynamalı. Madji bizim adımıza gecenin yıldızı oldu.
Rıdvan Dilmen maç için, “Şampiyonluğa oynayan takım Samsunspor sandım…” sözleriyle Samsunspor’un oyun kalitesini ortaya koymuş. Aslında kimin ne dediğinin önemi yok.
Samsunspor aslanlar gibi oynadı, aslanlar gibi mücadele etti fakat maalesef son dakikalarda maçı tutamadı ve daha önce de dediğimiz gibi ofsayttan gol yiyerek maçı kaybetti.
Samsunspor Başkanı Sayın Yüksel Yıldırım, Fenerbahçe tribününden kendisine hakaret edildiğini ve kendisi de bu hakareti eden şahsa küfür ettiğini bir televizyon programına katılarak açıkladı.
Başkanımıza küfür eden Fenerbahçe taraftarlarını ve son saniyelerde taç atmak isteyen oyuncumuzu engellemeye çalışan Fenerbahçe kulübesini kınıyoruz.
Başkan olmak kolay değil biraz sabırlı olmak ve haklıyken haksız duruma düşmemek gerekir. Bir de Sayın Başkan, “ben” demeyi bırakıp, “biz” deyiniz lütfen. Zira taraftarımız bu enaniyet dolu sözleriniz yüzünden takımdan soğuyor ve maçlara gelmiyor. Görün artık bunu.
Samsunspor kendine geldi, iyi oynamaya ve iyi mücadele etmeye başladı. Şimdi sıra büyük Samsunspor taraftarında.
Perşembe akşamı tarihimizin en önemli maçına çıkacağız. Artık tribüne gelip Avrupa Konferans Liginde oynayacağımız Rayo Vallecano maçında takımımıza sahip çıkma zamanı gelmedi mi?
Açıklanan bilet fiyatlarını yüksek bulan taraftarımız var. Buna diyecek bir sözümüz yok. Samsunspor’un sahibi Sayın Yüksel Yıldırım, o bilet fiyatlarını böyle uygun görmüş.
“Bilet fiyatı açıklananın yarısı olsa ve tribüne iki misli taraftar gelse daha iyi olmaz mı?” diye soranlar oldu. Tabii ki olur fakat bu maça ne yapıp edip gitmek ve tarihe şahitlik etmek gerekir.
Galatasaray, İngiliz devi Liverpool’u yine 1-0 yendi. Aynı başarıyı, Rayo Vallecano maçında Samsunspor’dan da bekliyoruz. Vurduğumuz gol olsun.
