Devlet Aklı ve Derin Devlet
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.
Devlet Aklı ve Derin Devlet
Derin (yerleşik) devlet ve devlet aklı kavramları birbiriyle ilişkilidir. Bunlar komplocuların kullanmaya bayıldığı kavramlardır. Komploculuk kritik siyasi kararların kamusal tartışmalara kapalı olduğu, hukuk devleti ve demokrasinin gelişmediği kapalı toplumlarda yaygınlık gösterir. Gizem ve korkudan beslenir.
Devlet aklı kavramına yüklenen anlamlar devlet ve siyasetin değişen biçimine bağlı olarak değişmektedir. Devlet aklı kamusal alanın henüz ortaya çıkmadığı, siyasetin devlet siyaseti ve popülist siyaset olarak ikiye ayrılmadığı mülk devletinde (feodal beyliklerde) yöneticinin bizatihi kendisine karşılık gelir. Yani devlet kralın, senyörün ve onlarla iktidarı paylaşan aristokratların bizatihi kendisidir. Devletle derin devlet farklı değil, aynıdır. Derin devlet yoktur. Devlet aklı da yoktur. Yönetici keyfine ve kafasına göre yönetmektedir. Yani devlet işlerinde keyfilik ve hikmetsizlik söz konusudur.
Mülk devletinden sonra polis devleti gelir. Polis devletinde devlet aklı hikmet-i hükümete karşılık gelir. Belki devlet aklını en iyi simgeleyen kavram hikmet-i hükümettir. Bizans ve Osmanlı devletleri buna örnektir. Polis devletinde devlet, yöneticinin şahsi mülkü değildir. Devlet herkesten aladır. Sultandan bile. Devlet iktidarı barış ve adalete hizmet etmek zorundadır. Öte yandan polis devletinde yönetim halkla paylaşılmaz. Halka danışılmaz. Halk da hukuk da siyasetten uzak tutulur. Çünkü halk hikmetsizdir. Siyasete kafası basmaz. İşte hikmet-i hükümet (yani devlet aklı) siyasetçinin anladığı, halkın ise anlamadığı siyaseti simgeler. Genelde mutlakıyetin söz konusu olduğu polis devletinde derin devlet söz konusu değildir. Derin devlet ancak bürokratik statü grubunun oluştuğu modern devlet ile gündeme gelir. Çünkü devlet iktidarı ikiye bölünür.
Polis devletinden sonra modern hukuk devleti gelir. Hukuk devletinde yönetim işleri işlevlere göre ayrışıp kurumlaşır. Kurumlaşmış siyaseti bürokratlar temsil eder. Devlet iktidarı siyaset ve bürokrasi (idarecilik) olarak ikiye ayrılır. Kararları siyasetçi verir, bürokratlar ise uygular. R.Michels gibi elitistlere göre yukarıdaki formül gerçeği yansıtmaz. Gerçekte kararları veren de uygulayan da siyasetçi değildir; bürokratik elitlerdir. İşte bu gerçekliği ifade etmek üzere derin veya yerleşik devlet tabiri kullanılmaktadır. W.Mills gibi çoğulcu elitistlerin yerleşik (derin) devleti görece demokrattir: Yönetici elitler homojen bir sınıf özelliği göstermezler. Rekabet halinde hiziplerden oluşur. Bu bağlamda derin devlet siyasetçi elitler, girişimci elitler ve güvenlikçi elitlerden oluşan heterojen bir gruptur. Yani üç İstanbul takımı gibidir. Türk futbol ligiyle ilgili bütün kritik kararları bunlar verir. Anadolu takımları karar süreçlerinden dışlanır. Ancak kendi aralarında da kıran kırana rekabet ederler. R.Dahl’ın deyimiyle çoğulculuk (poliarşi) söz konusudur. Yani çoğulcu elitistlerin derin devleti görece demokrattir. Gelişmekte olan ülkelerde ise bir kategorileştirme yapmak zordur.
Bürokratik elitler kurumsal siyaseti, popülist siyaset ise partiler, sendikalar, siyasal gruplar temsil eder. Kurumsal siyaset popülist siyasete nispeten uzun erimli, dayanıklı, ağır başlı, adil, yapısal ve hatta erdemlidir. Binaenaleyh kurumsal siyaseti derin (yerleşik) dediğimiz devlet simgeler. Bizim kültürümüzde elit bürokratlara devlet adamı denir. Bunların yordama biçimlerine de devlet aklı denir. Dışişleri bakanı Hakan Fidan tipik bir devlet adamıdır. Gizemli, ketum, mesafeli ve korkulan. Süleyman Soylu ise siyasetçiyi simgeler. Halk adamı, popülist, münazaracı, retorikçi, kurnaz ve biraz da lümpen. Seveni kadar söveni de çoktur.
Derin devlet ve devlet aklı olgularına demokrasi ve hukuk devleti adına karşı çıkılır. Demokrasiyi yüceltenler derin devlet de neymiş derler! Onlara göre demokratik bir sistemde siyaset hamiyet adına yapılır. Kendimiz, kabilemiz, cemaatimiz, sivil veya siyasal grubumuz adına değil, herkes adına iktidara gelinir. Eşitlik, adalet, hukuk devleti ve demokrasi gibi........
