menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trafik Bir Sonuçtur: İstanbul’da Kentsel Form, Talep ve Ulaşımın Yeniden Düşünülmesi

10 0
06.04.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"

Trafik Bir Sonuçtur: İstanbul’da Kentsel Form, Talep ve Ulaşımın Yeniden Düşünülmesi

İstanbul’da trafik artık sadece bir yerden bir yere gitme meselesi değil. Günün ne kadarının yolda geçtiğini, işe nasıl başladığımızı, eve nasıl döndüğümüzü, hatta günün sonunda ne kadar yorulduğumuzu belirleyen bir gerçeklik. Bazen direksiyon başında ya da bir otobüsün içinde beklerken şunu düşünmeden edemiyorum: Bu kadar büyük bir şehirde gerçekten sorun sadece “çok araba olması” mı?

Aslında mesele bundan biraz daha derin. Trafik dediğimiz şey, kentin nasıl kurulduğunun bir yansıması. Nerede yaşadığımız, nerede çalıştığımız, gün içinde kaç kez yer değiştirmek zorunda kaldığımız… Bunların hepsi birleşip yollara yansıyor. Bu yüzden trafiği sadece mühendislik problemi gibi görmek bana eksik geliyor. Daha fazla yol yapmak ya da kavşak genişletmek çoğu zaman geçici bir rahatlama sağlıyor ama bir süre sonra aynı yoğunluk geri geliyor. Çünkü biz aslında trafiği değil, trafiği üreten düzeni yaşıyoruz.

Bu noktada dünyadaki bazı şehirlere bakmak gerçekten ufuk açıcı. Mesela Singapur, trafiği sadece altyapıyla değil, talebi yöneterek çözüyor. Yoğun saatlerde şehir merkezine araçla girmenin maliyeti artıyor ve insanlar doğal olarak alternatiflere yöneliyor. Bu bana hep şu soruyu düşündürüyor: İstanbul’da da biz talebi yönetmeyi ne kadar konuşuyoruz?

Londra’da benzer bir yaklaşım var ama işin içine çevre boyutunu da katmışlar. Şehir merkezine araçla girmek ücretli, evet, ama aynı zamanda düşük emisyon bölgeleriyle hava kalitesini de koruyorlar. Yani mesele sadece trafik akıtmak değil, nasıl bir şehirde yaşamak istediğimizle ilgili.

Bir de Kopenhag örneği var ki bence en çarpıcı olanlardan biri. İnsanlar arabayı bırakıp bisiklete biniyor çünkü şehir buna izin veriyor. Güvenli, kesintisiz ve keyifli bir altyapı kurulduğunda insanlar zaten rasyonel olanı seçiyor. Demek ki bazen davranışı değiştirmek için insanları zorlamak değil, doğru ortamı kurmak gerekiyor.

Daha ilginç bir örnek ise Seul. Orada bazı yolları tamamen kaldırıp yerine yeşil alanlar yapmışlar. İlk bakışta “trafik daha da kötüleşir” diye düşünülüyor ama tam tersi olmuş. Çünkü yol arttıkça araç da artıyor; yol azaldıkça insanlar alternatiflere yöneliyor. Bu durum, aslında uzun zamandır bildiğimiz ama kabullenmekte zorlandığımız bir gerçeği hatırlatıyor.

Tam da burada işin teknoloji boyutu devreye giriyor. Artık trafik dediğimiz şey sabit bir sistem değil; anlık olarak değişen, yaşayan bir yapı. Yapay Zekâ sayesinde bu yapıyı anlamak ve yönetmek eskisine göre çok daha mümkün. Trafiğin hangi saatlerde nerede yoğunlaşacağını önceden tahmin edebiliyoruz. Sinyalizasyon sistemleri buna göre kendini ayarlayabiliyor. Hatta şehirlerin dijital kopyaları oluşturulup farklı senaryolar denenebiliyor. Dijital İkiz dediğimiz bu yaklaşım, bana kalırsa önümüzdeki dönemde şehir yönetiminin en kritik araçlarından biri olacak.

Ama şunu da açıkça söylemek gerekiyor: Teknoloji tek başına çözüm değil. Eğer şehir aynı şekilde büyümeye devam ederse, insanlar her gün aynı mesafeleri kat etmek zorunda kalırsa, en akıllı sistemler bile sadece mevcut sorunu daha verimli yönetir; ortadan kaldırmaz.

Burada çoğu zaman gözden kaçan ama çok önemli bir konu daha var: Yeşil Altyapı. Yeşil alanları genelde estetik ya da çevresel bir mesele olarak düşünüyoruz ama aslında ulaşım davranışını doğrudan etkiliyor. Gölgelik yürüyüş yolları, birbirine bağlanan parklar, bisikletle kesintisiz gidilebilen yeşil koridorlar… Bunlar olduğunda insanlar kısa mesafelerde arabaya binmemeyi tercih ediyor. Yani yeşil alan dediğimiz şey, aynı zamanda bir ulaşım politikası.

Bütün bunları düşündüğümde, yerel yönetimlerin rolü daha da kritik hale geliyor. Çünkü bu mesele bireysel tercihlerle çözülebilecek bir şey değil. Şehir merkezine araçla girişi düzenlemek, otopark politikalarını yeniden düşünmek, toplu taşımayı gerçekten cazip hale getirmek… Bunlar zor kararlar ama etkili sonuçlar üreten kararlar. Aynı şekilde veriyi merkeze alan bir yönetim anlayışı olmadan da bu süreci sağlıklı yürütmek mümkün değil. Artık şehirler sezgiyle değil, veriyle yönetiliyor.

Bir de işin planlama boyutu var ki belki de en temel mesele bu. İstanbul’da insanlar neden bu kadar çok yolculuk yapmak zorunda kalıyor? İş ile konut arasındaki mesafe neden bu kadar uzun? Şehir neden hâlâ belirli merkezlere bu kadar bağımlı? Bu sorulara cevap vermeden trafik sorununu çözmek bana pek mümkün görünmüyor.

Sonuçta dönüp dolaşıp aynı yere geliyorum: Trafik bir neden değil, bir sonuç. Biz genelde sonucu düzeltmeye çalışıyoruz ama asıl mesele o sonucu üreten sistemi değiştirmek. Daha fazla yol yapmak yerine, insanların daha az yol yapmak zorunda kaldığı bir şehir kurmak belki de en rasyonel çözüm.

Belki de asıl sormamız gereken soru şu: Daha hızlı akan bir trafik mi istiyoruz, yoksa trafiğe daha az ihtiyaç duyduğumuz bir şehir mi? Bu iki tercih, İstanbul’un geleceğini tamamen farklı yönlere götürecek gibi görünüyor.

Ayakları Ay’a Basan Çılgın Bir Küresel Proje Önerisi: Ay Yüzeyinde Gözlemevi Yerleşkeleri

Yorum Yap Cevabı İptal Et

Bir dahaki sefere yorum yapmam için adımı, e-postamı ve web sitemi bu tarayıcıya kaydedin.

Δdocument.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime() );

Kuraklık Bağlamında Türkiye’de Su Yönetimi: Bütüncül ve Ekolojik...

Martha Schwartz Üzerine

Akademisyenler İçin Haksız Kazanç Elde Etme Rehberi…

Peter Zumthor Üzerine

Nasıl Bir Akademisyen?

Toplam Ziyaretçi (Tekil Kişi): 2.070.791

Yeni Aldığım Plaketin Öyküsü ve Bu Konudaki Düşüncelerim için Ebru ÖZCAN

Yeni Aldığım Plaketin Öyküsü ve Bu Konudaki Düşüncelerim için Haşim Musaağaoğlu

Yeni Aldığım Plaketin Öyküsü ve Bu Konudaki Düşüncelerim için İLKAY ARIKAN

Yeni Aldığım Plaketin Öyküsü ve Bu Konudaki Düşüncelerim için Cengiz Güven

Yeni Aldığım Plaketin Öyküsü ve Bu Konudaki Düşüncelerim için Bekir Ceylan

KBRN Düşündürdükleri için Cahit Kurbanoğlu

Yeni Aldığım Plaketin Öyküsü ve Bu Konudaki Düşüncelerim için Dr.Fahri Güngör.

KBRN Krizlerinde Manevi İlk Yardım: Görünmeyen Tehditlere Karşı İçsel Dengeyi Sağlayan Destek için Prof.Dr. Muammer Cengil

KBRN Krizlerinde Manevi İlk Yardım: Görünmeyen Tehditlere Karşı İçsel Dengeyi Sağlayan Destek için Prof.Dr. Muammer Cengil

KBRN Krizlerinde Manevi İlk Yardım: Görünmeyen Tehditlere Karşı İçsel Dengeyi Sağlayan Destek için Prof. Dr. İshak Torun

Ayın Konusu: 2023 Seçim Değerlendirmesi (12)

Ayın Konusu: 2024 Yerel Yönetim Seçim Sonuçlarının Değerlendirilmesi (13)

Ayın Konusu: Acil Durumlara Hazırlıklı mıyız? (11)

Ayın Konusu: Adaletin Üstünlüğü (25)

Ayın Konusu: Ahlak, Adalet ve Bilim İlişkisi (14)

Ayın Konusu: Akademik Kültürde Kaybedilen Değerler (15)

Ayın Konusu: Akademik Yayınlarda Hakemlik (13)

Ayın Konusu: Akademisyenden Üniversite Öğrencilerine Tavsiyeler (22)

Ayın Konusu: Akademisyenlerde Motivasyon Eksikliği (15)

Ayın Konusu: Akademisyenlerin 2023 Seçimine Bakışı (11)

Ayın Konusu: Anayasa Değişikliği (8)

Ayın Konusu: Asistan Eğitimi; Sorunlar – Çözümler (19)

Ayın Konusu: Bilim-Din İlişkisi (18)

Ayın Konusu: Bilim-Siyaset İlişkisi (16)

Ayın Konusu: Bilim, Din, Sanat Dili: Türkçe (13)

Ayın Konusu: Bilinç oluşturmak \ Algı yönetmek (11)

Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: AHLAK (22)

Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: EŞİTLİK ANLAYIŞIMIZ (16)

Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: YALAN (20)

Ayın Konusu: Cezasızlık Algısı (12)

Ayın Konusu: Covid-19 Pandemisinin İnsanlığa Mesajları (32)

Ayın Konusu: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (12)

Ayın Konusu: Cumhuriyet ve Demokrasi (17)

Ayın Konusu: Doğrudan Demokrasi (12)

Ayın Konusu: Dünyadaki Siyasi Süreçler ve Türkiye (7)

Ayın Konusu: Enflasyon: Nedenleri ve Çözüm Önerileri (9)

Ayın Konusu: Fikri; Üretme Hakkı ve İfade Hürriyeti (29)

Ayın Konusu: Gelir Dağılımı (14)

Ayın Konusu: Haksız Kazanç (12)

Ayın Konusu: Hegemonya (11)

Ayın Konusu: İklim Değişikliği (11)

Ayın Konusu: İnsanın Çoğaltma ve Biriktirme Tutkusu (17)

Ayın Konusu: İstişare (25)

Ayın Konusu: KBRN! Hazırlıklı mıyız? (7)

Ayın Konusu: Kumar – Bahis (9)

Ayın Konusu: Kuraklık: Türkiye’nin Su Yönetiminde Acil Ne Yapılmalı? (11)

Ayın Konusu: Liyakat (36)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunlarımız (5)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: "Geleneksel Din Anlayışı" (7)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Liyakatli İnsan Yetiştirme” (23)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Nüfus Artış Hızı” (5)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Akademisyen? (17)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Anayasa? (12)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Belediye Başkanı? (15)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Eğitim Sistemi? (19)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Üniversite? (41)

Ayın Konusu: NATO (5)

Ayın Konusu: Nisâ Suresi 75. Ayet ve Müslümanlar (9)

Ayın Konusu: Oku’mak-Yaz’mak: Nasıl Anlamalı? (12)

Ayın Konusu: On Emir ve Yahudiler (8)

Ayın Konusu: Sağlık Sistemimizin Değerlendirilmesi (12)

Ayın Konusu: Siyasal Süreçler ve Tövbe (6)

Ayın Konusu: Sosyal Medya (13)

Ayın Konusu: Toplumsal Barışın Tesisi! Ama Nasıl? (18)

Ayın Konusu: Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. Yılı (24)

Ayın Konusu: Türkiye ve Bilim (12)

Ayın Konusu: Türkiye'de "Planlama Sistemi": Sorunlar ve Çözüm Önerileri (13)

Ayın Konusu: Türkiye'nin "'İran Siyaset'i" Ne Olmalı? (7)

Ayın Konusu: Türkiye'nin En Temel Sorunu ve Çözüm Önerileri (16)

Ayın Konusu: Üniversitelerimizde İnterdisipliner Çalışma Kültürü (12)

Ayın Konusu: Uyuşturucu Sorunu (14)

Ayın Konusu: Yapay Zeka (13)

Ayın Konusu: Yazarların Gözünden Akademik Akıl Platformu (11)

Ayın Konusu: Yeni Doçentlik Başvuru Şartları (11)

Ayın Konusu: Yenidoğan (Hastane) Çetesi ile İlgili Değerlendirmeler (11)

Güzel Sanatlar ve Tasarım (26)

İktisadi ve İdari Bilimler (152)

İnsan ve Toplum Bilimleri (12)

Sağlık Bilimleri (50)

Sosyal Medya Hesaplarımız

Bilgi paylaştıkça artar, fikir paylaştıkça gelişir.

Trafik Bir Sonuçtur: İstanbul’da Kentsel Form, Talep ve Ulaşımın Yeniden Düşünülmesi Nisan 6, 2026

Trafik Bir Sonuçtur: İstanbul’da Kentsel Form, Talep ve Ulaşımın Yeniden Düşünülmesi

Ayakları Ay’a Basan Çılgın Bir Küresel Proje Önerisi: Ay Yüzeyinde Gözlemevi Yerleşkeleri Nisan 6, 2026

Ayakları Ay’a Basan Çılgın Bir Küresel Proje Önerisi: Ay Yüzeyinde Gözlemevi Yerleşkeleri

Kapitalizme Eleştiri-9 Nisan 6, 2026

Kapitalizme Eleştiri-9

Biyolojik ve Kimyasal Silahlar Biyoterörizm Nisan 6, 2026

Biyolojik ve Kimyasal Silahlar Biyoterörizm

Yazar olarak giriş yapın

Çıkış yapana kadar beni içerde tut.

@2024 - Akademik Akıl Tüm Hakları Saklıdır. Sitede yer alan makaleler kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

Bu websitesi kullanıcı deneyimini iyileştirmek için arkaplan datalarını anonim olarak tutmaktadır. Kabul etmek için yandaki butona tıklayabilirsiniz. Kabul Et KVKK Aydınlatma Metni


© Akademik Akıl