Lokman’ın (As.) Nasihatlerinde Adabımuaşeret
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.
Lokman’ın (As.) Nasihatlerinde Adabımuaşeret
Lokman’ın (as.) adı, Kur’an-ı Kerim’in otuz birinci suresinin on ikinci ve on üçüncü ayetlerinde geçmektedir. Dolayısıyla bu sureye Lokman Suresi adı verilmiştir. Lokman’ın peygamber olduğu veya peygamber olmayıp Allah’ın hikmet sahibi veli bir kulu olduğu rivayet edilmektedir. Yani peygamber olup olmadığı ihtilaflıdır. Kendisi hakkında bilgi verilen ayetlerde anlatıldığına göre, Allah’a şükretmesi için kendisine hikmet, bilgi ve feraset verilmiştir. İnancı olan her insanın Allah’ın vermiş olduğu çeşitli nimetlere karşı şükretmesi gerekmektedir. Allah’a karşı şükür vazifesini yerine getiren ve Allah rızası için ibadet eden kişi, hem dünya hem de ahiret hayatında, yapmış olduğu ibadetin karşılığını bulacaktır. Allah kendisine dünya ve ahirette yardımcı olacaktır. Yüce Allah’ın, insanların ibadetine, şükrüne ihtiyacı yoktur. Kulların ona ihtiyacı vardır. Lokman’ın (as.) bu surenin bazı ayetlerinde yer alan nasihatleri, adabımuaşeret için önemli bir örnek teşkil etmektedir. Bu ayetlerin metin ve mealleri şöyledir:
وَلَقَدْ آتَيْنَا لُقْمَانَ الْحِكْمَةَ أَنِ اشْكُرْ لِلَّهِ وَمَن يَشْكُرْ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ حَمِيدٌ {12} وَإِذْ قَالَ لُقْمَانُ لِابْنِهِ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللَّهِ إِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ {13} وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حَمَلَتْهُ أُمُّهُ وَهْناً عَلَى وَهْنٍ وَفِصَالُهُ فِي عَامَيْنِ أَنِ اشْكُرْ لِي وَلِوَالِدَيْكَ إِلَيَّ الْمَصِيرُ {14} وَإِن جَاهَدَاكَ عَلى أَن تُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا وَصَاحِبْهُمَا فِي الدُّنْيَا مَعْرُوفاً وَاتَّبِعْ سَبِيلَ مَنْ أَنَابَ إِلَيَّ ثُمَّ إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ {15} يَا بُنَيَّ إِنَّهَا إِن تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ فَتَكُن فِي صَخْرَةٍ أَوْ فِي السَّمَاوَاتِ أَوْ فِي الْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللَّهُ إِنَّ اللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ {16} يَا بُنَيَّ أَقِمِ الصَّلَاةَ وَأْمُرْ بِالْمَعْرُوفِ وَانْهَ عَنِ الْمُنكَرِ وَاصْبِرْ عَلَى مَا أَصَابَكَ إِنَّ ذَلِكَ مِنْ عَزْمِ الْأُمُورِ {17} وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِي الْأَرْضِ مَرَحاً إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ {18} وَاقْصِدْ فِي مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِن صَوْتِكَ إِنَّ أَنكَرَ الْأَصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَمِيرِ {19}
12 – Kesin olarak bilin ki biz Lokman’a, “Allah’a şükret!” diye hikmet/bilgelik vermiştik. Kim şükrederse, muhakkak ki kendi lehine şükretmiş olacaktır. Kim nankörlük ederse, hiç şüphesiz Allah ganidir/hiç kimsenin şükrüne muhtaç değildir, övülmeye en layıktır.
13 – Hani Lokman oğluna nasihat ederken ona, “Yavrucuğum! Sakın Allah’a ortak koşma! Allah’a ortak koşmak, kesinlikle büyük bir zulümdür” demişti.
14 – Biz insana, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu çeşitli acılarla taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl içerisinde olmuştur. O halde bana ve anne babana şükret, dönüş banadır.
15 – Eğer anne baban, seni bilmediğin konularda bana şirk koşmaya zorlarlarsa, sakın onlara o konuda itaat etme. Dünya hayatında onlarla hoş geçin. Bana/hakka yönelenlerle beraber ol. Sonunda dönüşünüz bana olacaktır. Ben size yaptıklarınızı haber vereceğim.
16-19 – Lokman oğluna nasihat etmeye şöyle devam etmişti: “Yavrucuğum! Muhakkak ki yaptığın, bir hardal tohumu kadar bile olsa, bir kayanın içinde, göklere veya yerde saklı tutulsa, Allah onu yine de açığa çıkaracaktır. Yavrucuğum! Namazı kıl, insanları iyiliğe yönlendir ve onları kötülükten sakındır, bu yolda karşılaşacağın sıkıntılara karşı sabırlı ol. Kesinlikle bunlar, yapılması gerek işlerdir. İnsanları küçümseyerek onlardan yüz çevirme, yeryüzünde kibirlenerek yürüme. Kesinlikle Allah, büyüklük taslayan ve kendini övenlerin hiçbirini sevmez. Yürüyüşünde ölçülü ol, sesini de alçak tut. Muhakkak ki seslerin en çirkini, eşeklerin sesidir.”
LOKMAN’IN NASİHATLERİ
........
