Kur’an-ı Kerim’den Adabımuaşeret/Ahlak Dersleri
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tarih Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.
Kur’an-ı Kerim’den Adabımuaşeret/Ahlak Dersleri
Kur’an’daki ahlakın genel olarak bazı kuralları vardır. Bu kurallar, genel olarak insanlar için adabımuaşeretin esaslarını oluşturmaktadır. Bu konudaki kuralları sıralayan bazı ayetleri, Isra Suresi’nin 23-39. Ayetlerini ele alarak değerlendirmeye çalışacağız. Bu ayetlerin meali şöyledir:
“Allah, sizlere sadece kendisine ibadet etmenizi ve anne babanıza saygı ile iyilikte bulunmanızı emretmektedir. Şayet anne babandan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırlarsa, sakın onlara ‘Öf!’ bile deme; onları azarlama, onlara saygı ifade eden tatlı söz söyle. Anne babana şefkat ve merhamet kanatlarını ger ve onlar için, ‘Allah’ım! Onlar küçüklüğümde beni nasıl şefkat ve merhametle besleyip büyüttüler ise, sen şimdi onlara aynı şekilde şefkat ve merhametinle muamele et’ diye dua et. Allah, içinizdeki niyet ve duyguları en iyi bir şekilde bilmektedir. Muhakkak ki o, kendisine sığınanları affetmektedir. Yakınınızda bulunanlara, yoksul ve yolda kamış kimselere haklarını ver/onlara yardımcı ol. Sakın saçıp savurmak suretiyle israfta bulunma. Çünkü saçıp savuran müsrifler, şeytanların kardeşleridirler ve şeytan da kendi Rabbine karşı nankörlük etmiştir. Eğer sen, Rabbinden ümit ettiğin bir rahmeti/rızkı elde etmek için bu gibi kişilere karşı ilgisiz kalmak zorunda kalırsan, onlara yumuşak bir söz söyle/tatlı sözle gönüllerini al. Eli sıkı olma/cimrilik yapma. Büsbütün eli açık da olma/malını gereksiz yere saçıp savurma. Çünkü her iki durumda da kınanacak ve üzüntü içerisinde kalacaksın. Muhakkak ki Allah, dilediğine bol rızık vermektedir ve dilediğine de az vermektedir. Kesinlikle Allah, kullarından haberdardır, onları görmektedir. Yoksulluk/geçim korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Çünkü onları da sizi de biz rızıklandırıyoruz. Kesin olarak bilin ki onları öldürmek/rızık korkusu ile dünyaya gelmelerine engel olmak, büyük bir günahtır. Sakın zinaya yaklaşmayınız. Çünkü zina, çok çirkin bir davranıştır ve çek kötü bir yoldur. Sakın Allah’ın kutsal kıldığı cana, haklı bir sebep yokken kıymayın/öldürmeyin. Kim haksız yere birini öldürülürse, biz onun velisine hakkını alma yetkisini vermişiz. Ancak o da öldürmede aşırı gitmesin. Çünkü ona gerekli yardım edilmiştir. Yetim çocuk olgunluk yaşına varıncaya kadar, koruma ve kollamanın dışında onun malına yaklaşmayın. Vermiş olduğunuz sözünüzde durun. Çünkü verilen söz, sorumluluk gerektirmektedir. Ticarette ölçü ve tartıya hile katmayınız, alım satımda buna uygun hareket etmeniz, en hayırlı davranıştır ve bu güzel davranışınız, sizi en güzel sonuçlara götürecektir. Sakın bilmediğin/seni ilgilendirmeyen şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi boş/seni ilgilendirmeyen şeylerle uğraşmandan sorumludurlar. Sakın yeryüzünde böbürlenerek yürüme/haddini bil! Kesinlikle sen yeri yaramazsın ve dağları da aşamazsın. Bütün bunlar, kötü olan ve Allah’ın katında hoş karşılanmayan şeylerdir. Bu ilahi emirler ise, Allah’ın sana hikmetten vahiy etmiş olduğu şeylerdendir. Sakın Allah’tan başkasına tapma. Çünkü bu, senin kınanmış ve kovulmuş bir halde cehenneme atılmana sebep olacaktır.”[1]
Bu ayetlerde işlenen adabımuaşeretin genel kuralları, maddeler halinde sıralamaya çalışacağız:
1 – Bu ayetlerde anlatılan adabımuaşeretin başında Allah’a inanma ve ona ibadet etme yer almaktadır. Bu, inanan insanın birinci görevidir. Bu husus, Kur’an’ın çeşitli ayetlerinde açıklanmaktadır. İslam Peygamberi Hz. Muhammed (sav.) bu görevi, insanlara örnek olabilecek şekilde yerine getirmiş ve açılamada bulunmuştur.
2 – Ondan hemen sonra, anne baba hakkı gelmektedir. Kur’an’ın çeşitli ayetlerinde anne baba hakkına önem verilmekte, açıklamalarda bulunulmaktadır. Anne babaya ve genel olarak büyüklere saygı ve hürmette bulunmak, Kur’an’ın önemle üzerinde durduğu adabımuaşerettendir.
3 – Her şeyi bilen Allah, içimizde geçirdiğimiz düşünceleri dahi bilmektedir. Adabımuaşeret gereği, her zaman için tövbe etmek ve Allah’tan affımızı dilemek gerekir. Çünkü Yüce Allah, her hal u karda affedicidir, affetmeyi sever.
4 – İnsanın kendi yakınlarına, aç ve muhtaç olan yoksul kişilere, gurbet ellerinde yolda kamış garip ve yabancı kişilere yardımcı olması, Kur’an ahlakının gereğidir. Bunlara yardım etmek için maddi imkânımız olmadığı zaman, en azından güzel sözle onların gönlünü hoş etmek icap eder. Bundan daha güzel adabımuaşeret olamaz.
5 – İsrafın her çeşidinden şiddetle uzak durmak, İslam inancının, ahlakının, adabımuaşeretinin gereğidir. Allah’ın müsrifleri asla sevmemesi, israfın ekonomik açıdan ne derece korkunç bir şey olduğunu göstermektedir. Adabımuaşeret açısından konuya bakıldığı zaman, cimriliğin de israfın da hayır getirmediği anlaşılmaktadır. İfrat ile tefritten uzak durmak ve orta yolu takip etmek, adabımuaşeretin gereğidir.
6 – Allah dilediğine bol vererek, dilediğine de az vermek suretiyle inanları imtihan eder. Her hâlükârda Allah’tan ayrılmamak, bu dünya imtihanı başarıyla sonuçlandırmak gerekir.
7 – Yoksulluk/geçim korkusuyla anne karnına intikal etmiş çocukları aldırmamak ve bu şekilde onları öldürmemek gerekir. İslam’dan önceki cahiliye döneminde bazı insanlar, maişet/rızık endişesiyle ve benzeri sebepler nedeniyle kız çocuklarını diri diri öldürüp gömmüşlerdir. Kur’an’da, rızkın Allah tarafından verildiği anlatılmakta ve bu tür davranışlarda bulunma yasaklanmaktadır.[2] Kesin olarak bilmek gerekir ki geçim endişesiyle çocukların olmasına mani olmak veya anne karnına intikal etmiş cenini aldırmak, İslam ahlakına aykırı düşmektedir, Kur’an’a muhalefet etmektir ve günahtır. Cahiliye Araplarında kız çocukları diri diri öldürülüyordu. Anne karnındaki çocuğu aldırmak da onu öldürmektir. Zina yollarında bulunmak, çocukları farklı bir şekilde öldürmektir. Çocukları inanç ve ahlak bakımından başıboş bırakıp eğitimleriyle ilgilenmemek ve inançsız, ahlaksız yetişmelerine sebep olmak, farklı bir öldürme olarak yorumlanmaktadır.
8 – Çocukları katletmeyi yasaklayan ayetin ardından gelen ayette zina etmenin yasak kılınmasında konu bütünlüğü vardır. Bu konu bütünlüğü,........
