menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Polonya ve Varşova Üniversitesi Felsefe Fakültesi’ni Ziyaretim

27 0
11.05.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

İnsan ve Toplum Bilimleri

"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"

Polonya ve Varşova Üniversitesi Felsefe Fakültesi’ni Ziyaretim

13-26 Nisan 2026 tarihleri arasında Erasmus akademik personel hareketliliğinden yararlanarak Polonya’nın başkenti Varşova’da bulunan ve ülkenin en köklü iki üniversitesinden biri ve uluslararası akademik itibar bakımından en saygıdeğeri olan Varşova Üniversitesi Felsefe Fakültesi’ni konuk profesör olarak ziyaret ettim. Varşova Üniversitesi QS World University sıralamasında tüm dünyada en başarılı 271. üniversite ve Felsefe Fakültesi tüm dünyada en başarılı ilk 150 fakülte ve felsefe bölümü arasında görünmektedir. Ben iki ders haftası konuk oldum ve “teknoloji ve yapay zekâ felsefesi” dersleri verdim.

Yazımın hemen başında Varşova Üniversitesi Felsefe Fakültesi Dekanı ve Avrupa Birliği etik komisyon (European Group on Ethics in Science and New Technologies) üyesi Prof. Dr. Paweł Łuków; Felsefe Fakültesi öğretim üyeleri Dr. Adrian Ziółkowski, Dr. Natalia Juchniewicz, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Justyna Grudzińska ve Varşova Üniversitesi Kütüphanesi sorumlusu ve felsefe sevdalısı Kuba Gniadzik’e minnettar olduğumu belirtmek isterim. Ayrıca Felsefe Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mieszko Tałasiewicz’e 2025 yılından bu yana devam eden diyalogumuz için teşekkür etmeliyim. Felsefe Fakültesi Erasmus koordinatörü Dr. Adrian Ziółkowski bir taraftan beni Varşova Üniversitesi Felsefe Fakültesi’ne davet etti, diğer taraftan mantık dersleri ve pratik felsefedeki yetkinliğini izleme olanağı buldum ve diğer taraftan her aşamada ziyaretlerim, bulunuşum, kütüphane olanaklarından yararlanmam ve derslerimle ilgilendi. Dr. Natalia Juchniewicz derslerimin programlanması, derslerimin duyurularının fakülte genelinde yapılması ve derslerimi vermem esnasında her an bana yardımcı oldu. Kendisiyle dört günlük ciddi bir mesaiyle felsefe tarihi, teknoloji ve yapay zekâ felsefesi literatürü ve toplum ve siyaset felsefesinden hareketle teknoloji ve yapay zekâ felsefesi yapmanın çerçevelerini konuştuk. Felsefe ve Teknoloji Topluluğu (Society for Philosophy and Technology) üyesi, yüksek seviyeden G. W. F. Hegel ve Karl Marx uzmanı ve yapay zekâ felsefesi literatürü ve toplumsal bağlamında oldukça yetkin Dr. Natalia Juchniewicz’in çok yakın gelecekte Polonya’nın ulusal yapay zekâ filozofu olacağına yürekten inanıyorum. Dünyanın önde gelen birçok yapay zekâ filozofuyla bizzat tanışıyor. Fakülte Dekanı Prof. Dr. Paweł Łuków makamında beni bir saatten fazla bir süre kabul etti ve Türkiye ile Polonya’nın iki üniversitesi arasındaki işbirliklerini değerlendirdik. Hayatımda karşılaştığım en entelektüel ve konuksever Dekanlardan bir tanesinin Bay Łuków olduğunu söyleyebilirim. Dekan Yardımcısı ve analitik felsefede bilinen bir uzman olan Doç. Dr. Justyna Grudzińska ile bir saatten fazla bir süre dünyada felsefenin gittiği yeri, Türkiye ve Polonya’nın teknoloji ve yapay zekâ felsefesindeki müştereklerini değerlendirdik. Hem Varşova Üniversitesi Kütüphanesi’ni hem de Felsefe Fakültesi Kütüphanesi’ni ayrıntılı gezme, kitap koleksiyonlarını inceleme ve iki kütüphanede derslerime hazırlanma olanağım oldu.

Polonya ziyaretim ve Varşova Üniversitesi Felsefe Fakültesi’nde “teknoloji ve yapay zekâ felsefesi” üzerine İngilizce dersler vermenin oldukça önemli ve ilerici bir deneyim olduğunu belirtmem gerekmektedir. Derslerimde bana yöneltilen soruların seviyesi, özellikle Dr. Natalia Juchniewicz’in açımlayıcı değerlendirme ve sorularının teşvik ediciliği ve öğretim üyeleriyle yaptığımız felsefi müzakerelerin verimliliği ifadeden varestedir. Erasmus akademik personel hareketliliği çerçevesindeki bu ziyareti ve dersleri bir yazıya dönüştürmeyi gerekçelendiren bazı önemli ayrıntılar bulunmaktadır. Bunlardan ilki gelişmekte olan bir ülke ve toplum olarak Polonya’nın son 30-32 yılda planlı ve kademeli olarak elde ettiği yüksek başarı ve AB ülkeleri içerisinde yaşadığı sıçramadır. Polonya doğudan Rusya ve batıdan Almanya arasında tarihsel olarak sıkışmış bir ülke olarak bu kez çok dikkatli ve titiz davranmakta ve Türkiye açısından öğretici bir performans deneyimi ortaya koymaktadır. Asya, Avrupa ve Afrika arasında köprü olan Türkiye’nin jeopolitiğindeki birçok ayrıntı Polonya’nın jepolitiğindeki ayrıntılarla benzeşmektedir. “Polonezköy” adında 19. yüzyıl Polonyalı göçmenlerinin yaşadığı bir İstanbul sempti de bulunan ülkemizin Polonya’ya tarihsel ve şimdi de konjonktürel bir ilgisinin olması yararlıdır. Polonyalılar “Hürrem Sultan”ın soyadı itibariyle kesinlikle Polonyalı olduğunu da bu çerçeveye eklemektedirler.

İkincisi Orta Avrupa’nın Doğu Avrupa’ya bağlanan iki demokratik ülkesinden biri Çekya (Çek Cumhuriyeti) iken diğeri Polonya’dır. Her iki ülke de 1989 öncesinde SSCB’nin nüfuz alanındaki komünist blok (doğu bloğu) ülkelerindendi. Polonya Katolik dindar ve........

© Akademik Akıl