İnsan mı, Makine mi? Yanlış Soruyu Soruyoruz
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.
İnsan mı, Makine mi? Yanlış Soruyu Soruyoruz
Son günlerde herkes aynı soruyu soruyor:
“Yapay zekâ işimi elimden alacak mı?”
Oysa tartışmayı yanlış yerden başlatıyoruz.
Biz hâlâ insanla makineyi karşı karşıya getiriyoruz.
Hâlbuki oyun çoktan değişti.
Eskiden bilgisayar, kendisine verilen komutu yerine getiren bir araçtı. Bugün ise öneri sunuyor, verileri analiz ediyor, rapor hazırlıyor ve birçok işi insandan çok daha hızlı tamamlıyor.
Peki insan ne yapacak?
Yoksa direksiyona mı geçecek?
Yapay zekâ çok şey yapabilir. Ancak bir ekibe gerçekten güven veremez. Kriz anında ahlaki sorumluluk üstlenemez. Vicdan muhasebesi yapamaz. Verdiği kararın insani sonuçlarını hissedemez.
İnsanın üstünlüğü tam da burada başlıyor.
Yeni dönemin başarılı yöneticisi, her şeyi bilen kişi olmayacak. Her işi tek başına yapan kişi de olmayacak.
İnsanla teknolojiyi aynı amaç doğrultusunda çalıştırabilen kişi olacak.
Çünkü mesele yalnızca teknoloji değil.
Şirketler artık sadece verilen işi yapan çalışanlar aramıyor. Teknolojiyle birlikte düşünebilen, yapay zekânın ürettiği cevapları sorgulayabilen ve gerektiğinde “hayır” diyebilen insanlar arıyor.
Bu nedenle geleceğin en değerli becerisi yalnızca kod yazmak ya da yapay zekâya komut vermek olmayacak.
Verilen cevaptan şüphe etmek.
Ve bütün bunların sonunda sorumluluk alabilmek.
Kısacası insan kalabilmek.
Elbette yapay zekâ bazı işleri dönüştürecek. Bazı görevleri azaltacak, bazı meslekleri yeniden tanımlayacak. Rutin ve tekrara dayalı işlerin önemli bir bölümü makineler tarafından yapılacak.
Ancak bu değişim, insanı bütünüyle değersizleştirmeyecek.
Tam tersine; muhakeme, etik, liderlik, yaratıcılık ve sorumluluk gibi insana özgü nitelikleri daha değerli hâle getirecek.
Çünkü makine hız kazandırabilir.
Seçenekler sunabilir.
Hatta yol önerebilir.
Ama hangi yöne gidileceğine insan karar verir.
O kararın sonuçlarının sorumluluğunu da yine insan üstlenir.
Bu nedenle gelecek, insanın makineyi yenmesiyle kurulmayacak. Makinenin gücünü insanın amacı, vicdanı ve muhakemesiyle birleştirebilenler tarafından şekillendirilecek.
“Makine beni geçer mi?” diye korkanlar var.
Ben başka bir noktaya dikkat çekiyorum:
Makine bu kadar güçlenirken, insan olarak biz ne kadar derinleşiyoruz?
Geleceği belirleyecek soru budur.
Bir Sağlık Kurumunda Yaşananların Sorgulattıkları: İnsan Yüreği Giderek Taşlaşıyor mu?
Yorum Yap Cevabı İptal Et
Bir dahaki sefere yorum yapmam için adımı, e-postamı ve web sitemi bu tarayıcıya kaydedin.
Δ document.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime() );
Atomlardan Nûra: Necip Fazıl’ın Çile’sinde Varlık Sancısı
Hem Tesettürün Önemini Anlamıyoruz Hem Karşı Çıkıyoruz
Roma’dan Amerika’ya: 1900 Yıllık Romalı Asker Sextus........
