Knut’un ve diğer ayıların yaşamı
Geçtiğimiz kış Trabzon ve Rize'de, yerleşim yerlerine inen ayılar için sürek avı izni verildi. İlk ayı Aralık 2025'te Trabzon'da vuruldu. Rize'nin Çilekli Yaylası'nda vurulan bir başka ayının görüntüleri sosyal medyada dolaşıma girince tepki büyüdü, ayıyı kimin vurduğu ise belirsiz kaldı. Bir veteriner, ortada resmen bir sürek avı olduğunu, bunun bir türü kıyıma sürükleyebileceğini söyledi. Aynı yaz İzmir Seferihisar'da, balkonunda uyurken bir ayının saldırısı sonucu ağır yaralanan ve hayatını kaybeden yaşlı bir adamın ardından, o ayı da günler sonra vatandaşlarca silahla vurulup öldürüldü. Ayının önce insana, sonra kurşuna açık bu hikâyesi tek bir soruyu ortada bırakıyor. Bir hayvan ne zaman fazlalık, ne zaman düşman ilan edilir ve bu karar verildiğinde onun yaşamını savunmanın imkânı kalır mı?Bu soruyu Türkiye'nin çok uzağında, bambaşka bir ayının hikâyesi ışığında düşünebiliriz.
Elle büyütülen bir yavru
Yoko Tawada, Bir Kutup Ayısının Anıları'nda üç kuşak kutup ayısını kendi ağından konuşturur. Sirk sahnesinden hayvanat bahçesinin betonuna uzanan bir soyağacıdır bu; her kuşak bir öncekinden biraz daha suskun, biraz daha insan dilinden uzaktır. Büyükanne insanlarla rahatça konuşur, kızı Tosca yalnızca düşlerde anlaşır, torun Knut ise artık yalnızca jestlerle. Kitabın bu son halkası gerçek bir hayvanı anlatır, 2011'de Berlin Hayvanat Bahçesi'nde ölen kutup ayısı Knut'un yaşamını ve ölümünü.
Knut 2006 Aralık'ında Berlin'de doğdu. Annesi Tosca, eski bir sirk ayısı, onu ve kardeşini doğar doğmaz reddetti. Kardeşi birkaç gün sonra öldü. Knut 44 gün kuvözde kaldı, sonra bakıcısı Thomas Dörflein onu elle büyütmeye başladı. İki saatte bir biberon, geceleri yavrunun kasasının yanında bir şilte, gündüzleri oyun. İnsanla hayvan arasındaki bu alışılmadık yakınlık milyonlarca insanı kendine bağladı. Mart 2007'de halka ilk çıktığında hayvanat bahçesinin ziyaretçi sayısı görülmemiş biçimde arttı ve Knut bir gişe fenomeni oldu.
Ama sevginin hemen yanı başında düşmanlaştırma da vardı. Knut daha üç aylıkken bir hayvan hakları aktivisti elle büyütmenin türe aykırı olduğunu söyledi. Ona göre........
