Akşamdan kalmanın anatomisi
Bir çocuk kitabı gibi düşünülse de "Küçük Prens" dünya edebiyatının en hüzünlü ve düşündürücü karşılaşmalarından birini barındırır metninde. Kendi gezegenine hapsolmuş olan sarhoş adamla Küçük Prens arasında bir konuşma geçer. "Küçük Prens" önündeki boş ve dolu şişelerle oturan adama neden içtiğini sorduğunda "Unutmak için" cevabını alır. "Neyi unutmak için?" diye üstelediğinde ise o sarsıcı itiraf gelir: "Utandığımı unutmak için... İçtiğimden utandığımı!" Saint-Exupéry’nin bu kısa ama derin anekdotu, alkolün insan ruhunda yarattığı o meşhur kısır döngüyü anlatır. Ancak bu döngünün bir de sabahı vardır; dillerimize "hangover" olarak yerleşen, Türkçede ise "akşamdan kalmalık" dediğimiz o puslu, ağrılı ve pişmanlık dolu eşik.
Kelime kökeni itibariyle "hangover", 19. yüzyılın sonlarında bir dönemden geriye kalan, üzerinden atılamayan sarhoşluk anlamında kullanılmaya başlanmıştır. Bazı şehir efsaneleri bu terimi, eski zamanlarda evsizlerin geceyi bir ipe asılarak geçirdikleri ucuz konaklama yerlerinden sonra sabah o ipten "asılı vaziyette" (hanging over) uyanmalarına bağlasa da gerçekte bu durum, vücudun alkolün toksik artıklarıyla verdiği amansız bir savaştır. İlginçtir ki bu savaşta herkes aynı........
