menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Duduk sesinin dindiremediği

20 0
22.04.2026

Meg Nota, Agos’un evreninde doğan kolektif bir yolculuk. Bu köşede, her hafta ya da iki haftada bir Ermeni müziğinin izini sürecek; ezgiler, enstrümanlar, notalar ve farklı kültürlerle kurduğu etkileşimler arasında dolaşacağız. Kimi zaman müzik tarihine uzanarak, kimi zaman bugünün seslerine kulak vererek, müziğin duygusunu ve yarattığı yankıyı birlikte paylaşmayı amaçlıyoruz.

Meg Nota, isimlerden çok ortak bir emeğin sesi: Bu köşede hepimiz biriz; her birimiz bu şarkılarda, türkülerde birer nota. Nota bir ama onu var eden emek çok. Bu yolculuk, Agos’a ve müziğe gönül verenlerle büyüyecek.

İçlerinde akıp giden hezeyanı

bir bıçak gibi kesen uçurumların,

nöbet tuttuğu diyarlara;       

sessizce göç eyleyenler,

o sese dönebilsinler…

Garabet, Tatavla’da oturduğu yüksekçe bir apartmandan, ayakları altındaki caddeye bakarken, hemen yanı başındaki odadan yükselen duduk sesine tepeden ayağa kulak kesilmişti.

Taaa! “Gaspar”dan bu yana onu yalnız bırakmayan bu ses, atalarının anısını notalaştıran naif melodi, tüm kırılganlığıyla etrafında dolanıyorken, benliğinden yükselen keder kendi kovuğunu arıyordu. Bu sesin onu çok uzaklara götürmesine izin vermeden odaya bir hışımla daldığı gibi, oğlu Garo’nun elindeki duduk’u alıp yere atarak, bir ayak darbesiyle ortadan kırdı.

“Ben size demedim mi bu çalınmayacak!” Çocuğun korkudan beti benzi atmıştı…

Garabet, evlerinin yüksekçe bir damından, ayakları altındaki mahalleye bakarken, hemen yanı başındaki sedirden yükselen duduk sesine tepeden ayağa kulak kesilmişti. Babası Semerci Dikran öyle bir üflüyordu ki! Duduk’undan çıkan hüzünlü ezginin sesi, öyle ki buradan taaa Gaspar’ın aşağı mahallelerinde yaşayan çingenelerin bile kulağında yankılanıyordu!

… Semerci Dikran hiç şaşmaz, sabah altı dolaylarında, Gaspar’ın küçük........

© Agos