Hegemonyanın çatlakları, Zohran Mamdani ve New York'ta değişimin ayak sesleri
Mamdani'nin başarısının kalıcı bir siyasal dönüşüme mi yoksa geçici bir dalgaya mı işaret ettiği önümüzdeki yıllarda görülecek. Ancak şimdiden söylenebilecek olan, New York siyasetinin uzun zamandır ilk kez bu ölçüde farklı bir toplumsal koalisyon üretmiş olduğudur.
Prof. Dr. Emel Topcu/ Akademisyen, Yazar
Bir yıl önce adını kimsenin bilmediği bir eyalet meclis üyesi, bugün Amerika'nın en büyük kentinin belediye başkanı. Zohran Mamdani'nin yükselişi, siyaset bilimindeki "hegemonya" tartışmalarını yeniden hatırlattı. Ama bu sadece bir seçim zaferi değil. Aynı zamanda anlatının, meşruiyetin ve iktidarın kimde olduğunun yeniden tanımlandığı bir kırılma anı. Eski düzen çökerken New York sokaklarından yükselen bu dalga, kasım ara seçimlerinde kendini göstermeye başlamışken, dünyaya yayılmasının ne kadar süreceği ise merak konusu.
Kimdir? Üç kıtanın çocuğu
1991'de Uganda'nın başkenti Kampala'da doğan Mamdanibugün 34 yaşında. Babası Mahmood Mamdani, post-kolonyal düşüncenin önde gelen isimlerinden, Columbia Üniversitesi'nde profesör. Annesi Mira Nair ise Monsoon Wedding ve Mississippi Masala gibi filmlerin Oscar adayı yönetmeni. Her iki ebeveyni de Hindistan kökenli. Aile, İngiliz sömürgeciliği döneminde Hindistan'dan Doğu Afrika'ya göç etmiş topluluklardan geliyor. 1972'de İdi Amin, yaklaşık 80 bin Güney Asyalıyı sınır dışı ettirdi. Mamdani ailesi bu travmaya doğrudan tanıklık etti. Babası bu deneyimi Vatandaştan Mülteciye adlı anı kitabında anlattı.
Mamdani'nin kökeni o kadar karmaşık ki, en basit soruyu bile zorlaştırıyor: "Nerelisin?" New York'ta verdiği bir röportajda bu soruya şöyle cevap verdi: "Geçmişim tek bir kelimeye sığmaz. Haritalar kıtalar arasında dans eder." Bu çok katmanlı kimlik, 2009'da Columbia Üniversitesi'ne başvurduğunda da kendini gösterdi. Formda "Asyalı" ve "Siyah veya Afrikalı Amerikalı" kutularını birlikte işaretledi. Columbia onu kabul etmedi. Mamdani bunun nedenini şöyle açıkladı: "Formlarda 'Hint kökenli Ugandalı' gibi bir seçenek yoktu. Oysa ben kökenimi olduğu gibi, eksiksiz yansıtmak istiyordum." Bu sözler muhafazakâr çevrelerden eleştiri aldı; bazıları onu "siyahi kimliğini sömürmekle" suçladı. Ancak birçok göçmen ve karma kökene sahip insan için bu açıklama fazlasıyla anlaşılırdı. Zira kimliklerini tek bir kalıba sığdıramayanların yaşadığı ikilemi, Mamdani en yalın haliyle dile getirmişti.
Dini açıdan kendini Müslüman olarak tanımlıyor. Babası Müslüman, annesi ise Hindu bir aileden geliyor. Bu çok dinli ve çok kültürlü aile yapısı, onun farklı inançlara ve kimliklere karşı açık bir bakış açısı geliştirmesine zemin hazırladı. Beş yaşında ailesiyle önce Güney Afrika'ya, yedi yaşında da New York'a taşındı. 2018'de Amerikan vatandaşı oldu. Göçmenlik deneyimi, onun dünya görüşünü şekillendiren en önemli unsurlardan biri oldu. New York'ta Bronx High School of Science adlı lisede okudu ve burada okulun ilk kriket takımını kurdu. Ardından üniversite eğitimini Bowdoin College'datamamladı; burada Afrika Araştırmaları okudu ve okulun ilk Filistin Dayanışma Öğrenci Birliği'ni kuran isim oldu.
Siyasete atılmadan önce New York'un en kalabalık ve en çok göçmenin yaşadığı ilçelerinden biri olan Queens'te, düşük gelirli ev sahiplerine haciz önleme danışmanlığı yapıyordu. Bankalarla pazarlık ederek insanların evlerinde kalmasını sağlıyor, bu süreçte konut krizinin doğal değil, tamamen politik bir tercih olduğunu çok net görüyordu. Bu deneyim onu siyasete itti ve 2020'de New York Eyalet Meclisi'ne seçildi. Seçildiğinde bu göreve gelen ilk Güney Asyalı erkek, ilk Ugandalı ve yalnızca üç Müslüman meclis üyesinden biriydi. Kendisini "demokratik sosyalist" olarak tanımlıyor ve Amerika Demokratik Sosyalistleri (DSA) hareketine bağlı olduğunu belirtiyor.
Nasıl kazandı? Kapı kapı bir zafer
Mamdani'nin başarısını anlamak için Antonio Gramsci'nin"hegemonya" ve "mevzi savaşı" kavramlarına bakmak gerekir. Gramsci'ye göre egemen sınıflar toplumu yalnızca zorla yönetmez; asıl dayanakları rızadır. Egemen sınıflar, kendi çıkarlarını herkesin çıkarıymış gibi sunarak toplumun geniş kesimlerinden destek........
