Kariyer küren ne diyor?
Kariyer artık düz bir yol değil. Çok katmanlı, çetrefilli, rekabetçi ve farklılaşmanın belirleyici olduğu mecrada akan coşkun bir ırmak gibi. World Economic Forum'un verileri de bunu destekler nitelikte. Geleceğin iş dünyasında bir yandan analitik ve yaratıcı düşünme, teknolojik okuryazarlık, yapay zekâ, dijital beceriler…öne çıkarken; diğer yandan esneklik, öz farkındalık, empati ve yaşam boyu öğrenme gibi insani yetkinlikler hızla yükseliyor. Görünen oki; başarı artık tek bir kavram veya alan odaklı olmaktan ziyade, çok yönlü bir gelişimden yana.
Dr. Hülya Bulut/ Yazar
Baby Boomer (1946-1964), X Kuşağı (1965-1980), Y Kuşağı (1981-1996), Z Kuşağı (1997-2012), Alfa Kuşağı (2013- ...) gibi nesiller arası ayrımların aslında ne amaçla yapıldığına yönelik sorgulayıcı tavrımı bir kenara bırakırsak, X kuşağında yer alan ve çekirdek aile yerine, geniş ailede büyüyen biri olduğumu söyleyebilirim. Ne mutlu ki, uyumak için yere serilen döşeklerdeki bitmek bilmeyen keyifli sohbetler, anne güdümlü terliklerden kaçıp sığındığım canım rahmetli babaannemin entarisi, sokağa çıkamayan bedensel engelli rahmetli halamla evin balkonunda yaptığımız hayatımın en güzel piknikleri... hep o günlerden bana kalan hatıralar arasında.
Büyüdüğünde ne olacaksın?
İşte böyle bir neslin çocuklarına "büyüdüğünde ne olacaksın?" diye sorulduğunda bizden önce babamız cevap verirdi: "Aman yeter ki okusunlar, gerekirse ceketimi satar yine de onları okuturum!". Okuyup, meslek sahibi olmamızla babamızın ceketinden vazgeçmesi arasındaki nedensellik bağını sorgularken,zaman içinde anladım ki; "oku!", "ilim, Çin'de de olsa gidip öğrenin!", "bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum!" diyen bir medeniyetin çocuklarına verebileceği en güzel hediye, portmantoda asılı duran ve her daim kaderini bekleyen, rahmetli babamızın o ceketi imiş....
Aynı soruya cevap verme sırası biz çocuklara geldiğinde ise dilimizden dökülenler genellikle "doktor, öğretmen, mühendis" olurdu. Öyle ya, evdeki hastaların derdine bir an önce derman olmayı isteyenler "doktor", büyüklerine kitap okurken hissettiği mutluluğu sürekli kılmayı arzu edenler "öğretmen", merdanelerinin arasına sıkıştırdığı elini bir süre kullanamayacak kadar çamaşır makinesinin nasıl çalıştığını merak edenler de "mühendis" olmak isterdi. Hatta bu meslek tercihleri o kadar çok içinde bulunduğumuz ortamlara göre şekillenirdi ki, bazen tüm bu mesleklere aynı anda sahip olmak gibi gerçeklikle iç içe, ama gerçekleşme olasılığı çok düşük hayallerimiz de olurdu.
Oysa şimdilerde öyle mi? Teknoloji, metaverse, yapay zekâ, kuantum... çağının içine doğanların çoğu, ne olmak istedikleri kadar, kim olmak istediklerinden de eminler. Ne demek istediğimi anlatmaya çalışayım: Türkiye'de 87,8 milyon nüfusun 9 milyona yakını yani yaklaşık yüzde 10'u, 13-19 yaş arasındaki gençlerden oluşuyor diyebiliriz. Bu........
