Yavuz'dan insansız araçlara: Gölcük'ün yüz yıllık yürüyüşü
Gölcük, 17 Ağustos 1999'da çok ağır bir acı yaşamıştır. Evlerini, yakınlarını ve yılların emeğini kaybeden insanlar bu şehri terk etmemiş; onu yeniden kurmuştur. TEKNOFEST Mavi Vatan'ın depremin yıl dönümünün hemen ardından burada gerçekleştirilmesi, bu açıdan da anlamlıdır. Bir tarafta kaybettiklerini unutmayan bir şehir, diğer tarafta geleceğini kurmaya çalışan gençler…
Dr. Burak Kaplan/ Yazar
Gölcük'te doğup büyümüş biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bu şehirde hemen her ailenin tersaneyle ilgili anlatacağı bir hikâye vardır. Orada çalışmış bir baba, yıllarını tezgâh başında geçirmiş bir dede, donanmada görev yapmış bir akraba mutlaka çıkar. Ben de tersanenin bir şehrin hayatına nasıl yön verdiğine, sokaklarında ve insanlarında nasıl iz bıraktığına yakından tanıklık ederek büyüdüm. Bu yüzden tersane biz Gölcüklüler için uzaktan bakılan askerî bir tesis değildir. Şehrin hafızasında, ekonomisinde ve günlük hayatında karşılığı olan canlı bir yapıdır.
Sabah başlayan vardiyanın çarşıdaki hareketliliğe kadar uzanan etkisini çocukluğumdan beri bilirim. Esnaf da bilir bunu, okula giden çocuk da. Tersane yıllar boyunca binlerce insanın geçim kapısı olmuş; Gölcük'ün bugünkü toplumsal ve ekonomik kimliğinin oluşmasında da belirleyici bir rol oynamıştır.
BİR TERSANE KURULMUŞ, ÇEVRESİNDE BİR ŞEHİR GELİŞMİŞ
Bu tarihsel sürecin başlangıcında Yavuz zırhlısının onarım ihtiyacı yer almıştır.
Genç Cumhuriyet, Yavuz'u yeniden donanmaya kazandırmak istemiştir. Bunun için büyük bir yüzer havuza ve kapsamlı bir teknik altyapıya ihtiyaç duyulmuştur. Yapımına 1924'te başlanan havuz 1926'da tamamlanmıştır. Bu tarih, Gölcük Tersanesi'nin kuruluş tarihi olarak kabul edilmiştir.
O dönemde bugünkü kent merkezinden söz etmek mümkün olmamıştır. Körfezin kıyısında küçük yerleşimler, bahçeler ve tarım alanları yer almıştır. Tersanenin faaliyete geçmesiyle ülkenin farklı bölgelerinden ustalar ve işçiler gelmiştir. Aileleri de onlarla birlikte Gölcük'e yerleşmiştir. Atölyelerin çevresinde evler, okullar ve mahalleler kurulmuş; nüfus artmış ve Gölcük 1936'da ilçe statüsü kazanmıştır.
Bazı şehirler bir meydanın veya çarşının çevresinde gelişmiştir. Gölcük ise bir tersanenin çevresinde büyümüştür.
Bu geçmişi hatırladığımızda TEKNOFEST Mavi Vatan'ın Gölcük'te düzenlenmesi daha farklı bir anlam kazanıyor. Çünkü 2026, tersanenin kuruluşunun yüzüncü yılı. Yüz yıl önce Yavuz'u onarmak için oluşturulan teknik altyapının bulunduğu yerde bugün gençler insansız deniz araçlarını ve su altı sistemlerini yarıştırıyor.
İnsan ister istemez düşünüyor: O ilk atölyelerde çalışan ustalar bugünkü manzarayı görseler ne hissederlerdi?
Muhtemelen kullanılan araçların ve yazılımların çoğuna yabancı kalırlardı. Ancak gençlerin bir problemi çözmek için günlerce çalışmasını, bozulan parçayı yeniden söküp takmasını ve sonuç alıncaya kadar uğraşmasını çok iyi anlarlardı. Çünkü teknoloji değişse de üretim kültürünün temel unsurları pek değişmiyor. Sabır, merak ve emek geçmişte de gerekliymiş; bugün de gereklidir.
MAVİ VATAN HARİTADAN İBARET DEĞİL
Mavi Vatan........
