menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ronaldo'nun Yedek Kalması Değil, Kriz Yönetimi Sorunu

17 0
01.10.2026

Futbolda bazı kararlar vardır ki, sadece o maçın skorunu değil, bir takımın kimyasını da belirler. Portekiz'in Norveç'i 2-1 yendiği maçta Cristiano Ronaldo'nun 90 dakika boyunca yedek kulübesinde kalması işte tam olarak bu türden bir karar. Sonuç önemli değil. Kazandınız mı? Kazandınız. Ama kazandığınız maçın ardından soyunma odasında, otelde, antrenman sahasında konuşulanlar, kazandığınız üç puandan daha çok konuşuluyorsa, orada bir sorun var demektir.

Jorge Jesus, maç öncesinde Ronaldo ile konuştuğunu ve ona ikinci yarıda oyuna gireceğini söylediğini açıklamış. Sonra ne olmuş? Karşılaşmanın gidişatı planı değiştirmiş. Peki, Jesus'un kendi ifadesiyle "forvet değişikliği yapmamızı gerektirecek bir durum oluşmamış." Yani maç 2-1 giderken, elinde 41 yaşında ama hâlâ dünyanın en tehlikeli bitiricilerinden biri varken, sen o değişikliği gereksiz görmüşsün. Burada bir teknik karar var, ona saygı duyarız. Ama bu teknik kararın oyuncuya nasıl anlatıldığı, nasıl yönetildiği ayrı bir tartışma konusu.

Jesus, Ronaldo'nun tavrıyla ilgili soruya verdiği yanıtta şöyle diyor:

“Bunu fark etmedim (somurttuğunu). Buna sadece kendisi cevap verebilir. Kesin olan şu ki oyuna girmemesi, ona güvenmediğim anlamına gelmiyor. Hatta maçtan önce ona, ‘Seni ilk 11'de oynatmayacağım ama maçın ilerleyen bölümünde oyuna alacağım’ dedim. Futbol böyle bir şey. Size bazı şeyler dayatıyor. Bu maçta forvet değişikliği yapmamızı gerektirecek bir durum oluşmadı. Şimdi Danimarka ile oynayacağımız bir maç var ve Danimarka karşısında ilk tercih olabilir.”

Bu açıklama aslında her şeyi özetliyor. "Fark etmedim" diyorsun ama ardından "buna sadece kendisi cevap verebilir" diyerek topu oyuncuya atıyorsun. Bu, bir teknik direktörün kriz anında söyleyeceği en riskli cümlelerden biri. Çünkü sen fark etmemiş olsan bile, kameralar fark etmiş, basın fark etmiş, taraftar fark etmiş. Ronaldo'nun Norveç maçında yalnızca ısınmak amacıyla yedek kulübesinden kalktığı aktarılıyor. Yani adam sahaya girmek için değil, sadece ısınmak için kalkmış. Bu detay, yaşanan hayal kırıklığının ne boyutta olduğunu gösteriyor.

Şimdi işin daha kritik kısmına gelelim. Ronaldo, maçın ardından kısa süre içinde soyunma odasına gitmiş. Ertesi gün Malmö'deki antrenmanın başlangıcında yer almış ama Jesus ile kısa bir görüşme yaptıktan sonra takım arkadaşlarından ayrılarak bireysel çalışma yapmak üzere minibüsle otele dönmüş. Federasyon, bunun fiziksel bir problemden kaynaklanmadığını açıklamış. Yani ortada sakatlık yok, ağrı yok, sızı yok. Peki neden takımdan ayrı çalışıyorsun? İşte bu noktada futbolun sadece saha içinde oynanmadığını görüyoruz. Saha dışındaki mesajlar, tavırlar, jestler bazen en net taktikten bile daha belirleyici oluyor.

Portekiz basınına göre Ronaldo'nun rahatsızlığının temelinde, Jesus'un kendisine yaklaşık 30 dakika süre vereceğini söylemesine rağmen hiç kullanılmaması yatıyor. Burada bir söz var, bir taahhüt var. Teknik direktör maç öncesinde oyuncusuna bir plan çizmiş. Sonra maçın gidişatı değişmiş ve o planı uygulamamış. Futbolda bu olur, olabilir. Ama işin yönetim kısmı şu: Sen 41 yaşında, kariyerinin son dönemini yaşayan, dünya futbol tarihinin en büyük isimlerinden biriyle konuşuyorsun. Ona bir söz veriyorsun ve sonra o sözü tutmuyorsun. Üstelik maç 2-1, yani hâlâ riskli bir skor. Bu noktada Jesus'un "forvet değişikliği gerektirecek durum oluşmadı" açıklaması teknik olarak savunulabilir ama insani olarak ne kadar savunulabilir, orası tartışılır.

Jesus'un "Cristiano Ronaldo ile her gün ve her dakika konuşuyorum" sözü ise işin iletişim boyutunu göstermesi açısından önemli. Ama her gün konuşmak, her şeyi çözmüyor. Bazen en çok konuştuğunuz insanla en büyük yanlış anlaşılmayı yaşarsınız. Çünkü iletişimin niteliği, niceliğinden daha önemlidir. Sen her gün konuşuyorsun ama oyuncun maç sonrası soyunma odasına gidiyor, ertesi gün antrenmandan ayrılıyor, otelde bireysel çalışıyor. Bu tabloya bakınca "her gün konuşuyoruz" cümlesi biraz havada kalıyor.

Portekiz basınında çıkan haberlere göre Ronaldo ile Jesus otelde özel bir görüşme gerçekleştirmiş. A Bola, görüşmenin olumlu geçtiğini ve gerginliğin azalmasına katkı sağladığını yazmış. O Jogo ise milli takım kampındaki gergin havanın dağıldığını aktarmış. Record'a göre ikili salı akşamı bir araya gelmiş ve uzlaşmaya varmış. Ronaldo'ya yönelik herhangi bir yaptırım uygulanmasının gündemde olmadığı belirtiliyor. Mais Futebol ise havanın önemli........

© ABC Gazetesi