menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İLK KURŞUNU KİM ATTI?

12 0
18.05.2026

“İlk Kurşun Anıtı’na karşı çıkanlar şu iddialarda bulundu: İlk kurşunu Saatçı Aziz attı. Hasan Tahsin evinde öldü. İlk kurşunu bir Rum attı? Germencikli İbrahim, ilk kurşunu sıktı. Bir hapishane kaçkını bu işi becerdi. Arap Rasim attı. İlk kurşunu Hasan Tahsin atmış olsa bile, Atatürk’ten büyük değildir. Bu anıt dikilemez. Dikilse bile bu anıt Atatürk için dikilmeli.”

“İlk Kurşun Anıtı’na karşı çıkan eski belediye başkanları tarihi bir yanılgıya düşmüşlerdi. Tarihi belgeleri hiç incelemeden, Hasan Tahsin’den söz eden belgeleri, kitapları, romanları okumadan bu gayretkeşliğe girmişlerdi. Oysa anıtın tek isim üzerine inşa edilmesini anıt kampanyasını yürütenler de istemiyordu, anıt anonim olacaktı, ancak şehit gazeteci bir sembol olarak öne çıkacaktı.”

Ünlü bir atasözü vardır: “Türk gibi başla, İngiliz gibi bitir” derler. Hasan Tahsin 15 Mayıs 1919’da ilk direnişi bir Türk gibi başlatmıştı. Ama yıllar geçtikten sonra gerisini getiremeyecektik galiba. “Derin Tarih” dergisinin Aralık 2019 tarihli sayısında ileri sürülen suçlama, iftira ve iddiaların, tarihin derinliklerinde yer alan bir geçmişi vardır. Dönelim İlk Kurşun Anıtı’nın dikilmesi için İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin bir kampanya başlattığı döneme. Hasan Tahsin’i yok etme kampanyası da işte tam bu dönemde başladı.

22 Ocak 1973 günü İzmir’in eski beş belediye başkanı adına bir basın toplantısı yapan Dr.Behçet Uz, işgal günü her meslekten yüzlerce kişinin şehit edildiğini ileri sürerek, “Sadece Hasan Tahsin için bir anıt dikilmesini” kınadı. Reşat Leblebicioğlu, Hulusi Selek, Enver Dündar Başar ve Selahattin Akçiçek adına konuşan Behçet Uz ayrıca Hasan Tahsin’e “Anıt Adam” adını verilmesini de doğru bulmadığını belirterek şöyle dedi:

“Milli Mücadelede biz, yalnız bir anıt adam tanırız. O kişi, Atatürk’tür. Onun dışında milli mücadelenin sayısız kahramanları ve mücahitleri vardır. Ancak anıt sıfatı sadece Atatürk’e layıktır. Şehit Hasan Tahsin için bu sıfatın kullanılması ölçüsüz ve mübalağalı bir davranışı ifade eder. İzmir’de 15 Mayıs 1919’u yaşatacak bir anıt, bütün şehitlerin hatırasını kapsayan nitelikte sembolik bir eser olmalıdır. Bir meslek teşekkülü olarak İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin o gün şehit edilenler arasında bulunan bir meslektaşlarının hatırasını canlı tutma yolundaki gayretlerini takdirle karşılarız. Ancak işgal günü şehit edilenlerin yüzlerce kişi olduğu, tek kişiden ibaret bulunmadığını da belirtmek isteriz. İşgal gününü dillendirecek bir anıt, bütün şehitlerden habersiz, fakat onlardan sadece biri adına yükseltildiği takdirde, şehitlerimizin ruhları bundan azap duyacaklardır.”

İzmir’ emekleri geçmiş beş eski belediye başkanı böylece dikilmesi planlanan anıta karşı çıktılar. Sadece beş kişi de değillerdi. Arkalarında bazı guruplar vardı. Hasan Tahsin’e yeminli düşman olan, şehit gazetecinin işgal günü evinde keyif çatarken öldürüldüğünü ileri süren Av. Necdet Öklem isimli eski bir baro başkanı da otoriter şekilde gurubun arkasında yer alıyor ve protesto hareketini organize ediyordu.

İLK KURŞUNU HASAN TAHSİN ATMADI İDDİASI

“İlk kurşunu Hasan Tahsin atmadı”, diyen, yazan pek çok kişi de oldu. Başta İzmir Barosu eski Başkanı, İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Av. Necdet Öklem gibi. Yok efendim evinde kalpten ölmüş, sonra kahraman şehit ilan edilmiş.

Bunların hepsi yalandır. Anadolu Uygarlıkları’nın eşsiz bilginlerinden, hukuk alimi, Prof.Dr.Bilge Umar´ın Yeni Asır gazetesinde 25.1.1973 tarihli “İzmirliler Sizin gibi Düşünmüyor Sayın Behçet Uz” başlıklı, İTBF Öğretim üyesi Doç. Dr. Bilge Umar imzalı yazısı, hemen sonra yine Yeni Asır’da 23.2.1973 – 2.3.1973 tarihleri arasında yayınlanan “İlk Kurşunu Hasan Tahsin Atmıştı” başlıklı inanılmaz derecedeki ayrıntılı incelemesi ve ardından Bilgi Yayınevinden çıkan “Yunanlıların Ege´de Son Günleri” (1974, Ankara) kitabı, tüm bu iddiaları yerle bir etmiştir.

İbretle okunmalıdır. Bir hukuk profesörünün (E.Yeditepe Üniversitesi emekli öğretim üyesi) bir hukukçu titizliği ile ilk kurşunu kimin attığını milimetrik ispatlayışı karşısında tüm şüpheler kaybolur. Tamamen tatmin olunur. Yalanların, teker teker nasıl çürütüldüğü apaçık görülür. Prof. Bilge Umar’a ne kadar teşekkür etsek azdır. Sağlıklı yaşasın.

Bu yönde Adalet Partisi İzmir İl Başkanı Av. Pertev Arat’ın Yeni Asır’da 21.2.1973 tarihinde yayınlanan “Anıt Hakkında” başlıklı yazısı, eski CHP Milletvekili ve........

© 9 Eylül Gazetesi