EMİR ERİ OLMAYANLAR
Bir ülkedeki özgürlük iklimini ölçmek için istatistiklerin soğukluğuna ya da ciltler dolusu rapora ihtiyaç yok.
Bazen tek bir olay, iktidarın bütün illüzyonunu yırtıp atan bir hakikate dönüşür.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin “Gazeteciler kimsenin emir eri değildir” açıklamasının ardından Cemiyet Başkanı Dilek Gappi’nin Basın Savcılığı’na ifadeye çağrılması, basit bir hukuki prosedür olarak görülemez.
Çünkü burada sorgulanan sadece bir açıklama değil, gazeteciliğin kendisi.
“Gazeteci emir eri değildir” cümlesi bir suçlama, siyasi slogan ya da meydan okuma değildir.
Gazeteciliğin varlık şartıdır.
Gazeteciyi gazeteci yapan, tam da bir “efendisinin” olmamasıdır.
İktidarın, sermayenin, ideolojinin ya da bürokrasinin emrine giren bir zihin, bağımsızlığını kaybettiği anda gazetecilikten de uzaklaşmaya başlar.
Gazeteciliğin tek bir efendisi olabilir:
Kendini hiçbir güce tahsis etmeyen yalın gerçek.
Dilek Gappi’nin savcılıkta söylediği “Bu açıklamayı yapmasaydık görevimizi eksik yapmış olurduk” sözü de bu nedenle sıradan bir savunma cümlesi değil.
Bu bir ödev ahlakını anlatıyor.
Bir meslek örgütünün........
