menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sağlık Dilindeki Görünmez Hiyerarşi: Hastaları Kabul Edip Hemşirelere Emir Vermek

13 0
08.06.2026

Türkiye’de sağlık kurumlarının ve hekimlerin kullandıkları dilde sıkça rastlanan bir ifade var: “hasta kabulüne başlamıştır”, “hasta kabul edilmektedir” ya da bir ziyaret sonrası “heyet kabul edildi” gibi… Bu ifadeler ilk bakışta sıradan görünse de, aslında oldukça hiyerarşik bir anlayışı yansıtır.

Geçenlerde gördüğüm bir sosyal medya paylaşımında, bir yabancı heyetin bir hastane ziyaretini bir profesör şöyle ifade etmişti “... Afrika Cumhuriyeti’nden temsilcilerimizi hastanemizde kabul ettik.” Bu cümlede gelen kişiler eşitler arası bir ziyaretçi değil de bir makamın huzuruna çıkmış kişiler gibi sunuluyor. Oysa aynı durum çok daha eşitlikçi biçimde ifade edilebilir: “... Afrika Cumhuriyeti’nden gelen heyeti hastanemizde ağırladık.” ya da “...Afrika Cumhuriyeti heyeti hastanemizi ziyaret etti.”

Benzer bir durum yıllardır muayenehane açılış davetiyelerinde ve hastanelere yeni başlayan hekim duyurularında da görülür. “Prof. Dr. A hasta kabulüne başlamıştır.” ifadesi, hastanın özne olmadığı, hekimin merkezde olduğu eski paternalist tıp kültürünün bir kalıntısıdır. Hasta sanki kapıda bekleyen ve kabul edilmesi gereken bir kişi gibidir. Bunun yerine “Prof. Dr. A yeni muayenehanesinde hizmet vermeye başlamıştır”, “Prof. Dr. A hastalarını yeni adresinde görmeye başlamıştır” denebilir.

Bu yukarıdan dilin tercih edilmesinin kökeninde Osmanlı bürokrasisinden kalan “makama kabul”, “huzura kabul” anlayışı ile eski paternalist tıp kültürünün birleşimi bulunuyor. Oysa sağlık hizmeti bir lütuf ya da kabul mekanizması değil; bir haktır. “Hastayı kabul etmek” yerine “sağlık hizmeti vermek”, “hastaları görmek”, “muayene hizmetine başlamak” gibi ifadeler daha eşitlikçi ve hak temelli bir yaklaşımı yansıtacaktır.

İnsanlara yıllarca “hasta kabulü” diliyle seslenilmiş ve bu dil özel sektörde de devam ediyor. Sadece devlet bürokrasisi değil, özel hastaneler de aynı dili kullanıyor. Bu durumda yalnızca bir alışkanlıktan değil, hekimin otoritesini tesis etme çabasından da söz ediyoruz. Burada bir itiraz dile getirilebilir. Belki de “hasta kabulüne başlamıştır” ifadesini kullananların kastettiği şey bir hiyerarşi kurmak değildir. Belki anlatılmak istenen yalnızca “Muayenehanemizi açtık.” “Hazırlıklarımızı tamamladık.”

“Artık hizmet vermeye hazırız.” şeklinde iyi niyetli bir ifadedir. Kuşkusuz birçok hekim ve sağlık kurumu bu ifadeyi bu anlamda da kullanıyordur. Kimsenin bilinçli olarak “Ben yüksek bir makamım, hastaları huzuruma kabul ediyorum” dediğini düşünmüyorum. Ancak mesele niyet değil, dilin taşıdığı tarihsel ve kültürel yüktür. Eğer gerçekten anlatılmak istenen yalnızca “hazırız, buyurun gelebilirsiniz” ise neden “muayene hizmetine başladık”, “hastalarımızı görmeye başladık” ya da “ muayenehanemizi açtık” demiyoruz da ısrarla“hasta kabulüne başladık” diyoruz? Dil bazen söylemek istediğimizden daha fazlasını söyler. “Kabul etmek” fiili........

© 9 Eylül Gazetesi