menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Halit Kıvanç 101 yaşında!

18 0
21.02.2026

Ona; “Altın Spiker”, “Mikrofona Hükmeden Adam”, “Konuşma Ustası”, “, Türkiye’ye Sesiyle Diliyle Sporu Sevdiren Usta”, “Muhteşem Medya ve Sahne Profesyoneli” derlerdi. Yıllarca radyo mikrofonlarından dinledik, televizyonda izledik. Televizyon tarihinin ilk bilgi yarışması programı "Bildiklerimiz Gördüklerimiz Duyduklarımız"ı sunandı. Hep zirvedeydi, bir Türkiye hafızasıydı, yaşarken efsane olmayı başarabilmişti.

Kendi ifadesiyle, “Bizim televizyonun doğduğu, emeklediği, yürüdüğü, konuştuğu, yuvaya gittiği, okula başladığı günlerde, onun yanında, çok yakınında oldu.

Televizyonun geliştiğinde, iş sahibi çoluk çocuk sahibi olduğunda da ayrılmadı ondan. Daha sonra televizyonumuz alkışlandığı ya da eleştirildiği günleri, geceleri onunla yaşadı. Hep güzelliklerde buluşmayı, yüzümün gülmesini diler ve son sözünü de ‘Ti-Vi-Ci’ deyimiyle “Sakın bizden ayrılmayın” ile bitirirdi.”

Dört yıl önce aramızdan ayrılan Halit Kıvanç’ı en iyi anlatan ifadeler –bence- Spor Yazarı İslam Çupi’dendir; “Halit Abi yazarlık yaşamımın ilk durağında benim için bir 'Kıvanç' daktilosuydu. 'Abi-Kardeş', daha doğrusu ile 'Usta-Çırak' olarak aynı gazete sütunlarını, aynı odayı paylaşmak hoşgörüsünü yakaladığım yıllar, o tuş dansından, o daktilo gürültülerinden çok şey öğrendim.

Halit Kıvanç daktilosu ile Babıali'de kalan, sesi ile 'Türkiye ' o, aramızdaki ilk ve son dev adamdır. Türkiye Radyoları'nda, TV mikrofonlarında futbola Türkçenin en nefisini, espri ve dialekin en ince ve nezih kılıklarını giydirdi.

Türkiye 'de kimse onun kadar, tüm mikrofonla 'Kıvanç Marka' yapmadı, yapamadı."

"Radyo, TV ve Güzel Türkçe Efsanesi :

HALİT KIVANÇ 101 YAŞINDA

"Mesleğinde doruğa çıkmış en ünlüydü Halit Kıvanç. Bir medya profesyoneliydi, bir tarih, yaşayan efsaneydi o! Radyoyu, televizyonu ve futbolu, zarif diksiyonuyla kusursuz Türkçesi'yle güzelleştirendi o! Maç anlatırdı, bayılırdık. Nice unutulmaz maçları onun sesiyle yaşadık. Çocuktum, 1966'da Yavru Ayhan ve Buldozer Fevzi'nin golleriyle futbol tarihimize geçen Milli Takımımızın “Moskova Zafer'’ini radyoda onun sesinden dinlediğini dün gibi anımsarım.

Meksika’daki 1970 Dünya Kupası final maçı Brezilya-İtalya maçını da o nakletmişti bize, hem de telefonla. 4-1’le Siyah İnciler’in kupayı kaldırdığını o kadar güzel anlatmıştı ki; unutamam.

İzmir’deki 1971 Akdeniz Olimpiyatlarını kusursuz radyo ve TV’den anlatandı da. Oyunların açılış sununumu o yapmıştı.

Göztepe’nin 1967’de Avrupa Fuar Şehirleri Kupası’nda İspanyol Devi Atletico Madrid’i 3-0’la elediği muhteşem zaferi Alsancak Stadı’nda saha kenarından yine o nakletmişti radyo dinleyicilerine.

-MİLLİYET’İN YERİ AYRIYDI- Televizyonda bir bakarsınız eğlence, bir bakarsınız yarışma, bir bakarsınız defile sunmuş. Gelmiş gazetede yazısını yazmış. Yıllarca Milliyet'te, Hürriyet'te yazılarını keyifle okuduk.

Milliyet’te unutulmaz gazeteci Abdi İpekçi’nin yazı işlerindeki üç yardımcısından biri olarak mutfaktaki adamları arasındaydı. Spor ve Magazin haberlerinden sorumluydu çok sevdiği Milliyet’te.

1955’ten 1968’e kadar kesintisiz Milliyet’teydi.

Her Pazar günü yayımlanan Altan Erbulak’ın karikatürlerinin de yer aldığı “Pazarlık” köşesi vardı. Elbette röportajları da yer alırdı gazetede.........

© 9 Eylül Gazetesi