menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Yüzü Bir Şiirin Yüzü”; SALAH BİRSEL

24 0
09.03.2026

Hafta içinde yolum Karşıyaka’ya düştü, bazı dostları görecektim. Vapurdan indim, Çarşı’ya girdim, bir anda Salah Birsel Sokağı’nda buldum kendimi. İsmini taşıyan levhayı görünce -nedense- Nahit Ulvi Akgün’ün “Anılar Sokağı”nı anımsadım; “Geçtim anılar sokağından/ Penceresi balkonu kapısı/ Yapı eski zaman yapısı/ Merdivenlerde geçmişe dalan/ Birkaç yaşlı arda kalan/ Onları ne arayan var ne soran/ Onlar ki bu kentin simgesi/ …”

Sonra da Salah Birsel’in “İzmir” dizeleri elbette;

“…Şimdi kalkıp İzmir’e gitseniz/ Aklınız başınızdan uçar/ Parklar selam durur/ Vapurlar gülüşürler/ Şimdi kalkıp İzmir’e gitseniz/ Körfezde geçen günler/ Yalnızlığın ölmezliğindedirler…”

Salah Birsel; kıymetli şair, deneme yazarımız. Yunus Bekir Yurdakul hocamın ifadesiyle “ilk şiirleri İzmir’den pırpırlandı.” İlk şiiri 1937’de “Gündüz”de yayımlanan Salâh Birsel’in ilk kitabıysa “Dünya İşleri” adıyla 1947’de okurla buluşmuştur.

Kitaptan bir örnek. “Bulut Geçti başlıklı şiir: “Sen şimdi kocanın evinde oturursun/ Ve saçların artık eskisi gibi değil/ Geceleri yemekten sonra/ Çorap söküğü dikersin/ Belki de ellerin soğan kokar/ Senin kocan bir suratı çirkin adam/ Ağzı açık uyur/ Ve senin vücudun bozulur çocuk doğurdukça.”Şairin; alıntıladığımız şiiri “aile karşıtı düşünceler içerdiği” gerekçesiyle yargılanmış olduğunu da ifade edelim.(Enver Topaloğlu, “Yerginin Sarı Kanatlı Şiir Atı” başlıklı artıgerçek’teki yazısından).

Bir anı yine Yurdakul’un “Unutulmayan İnsanlar” kitabından: “Salah Birsel, 9 Mayıs 1991 tarihli günlüğünde, ‘en büyük, en gerçek........

© 9 Eylül Gazetesi