Dur’ diyebilmek için denetim gerek
Değerli okurlarım. Son zamanlarda bakıyorum, İzmir aldı başını gidiyor. Bir bakımsızlık, bir “adam sende”cilik, nereden tutsan elinde kalıyor. Terör sadece elde silah dağda değil. İzmir’de çeşit çeşit terörden bahsetmek mümkün.
Bunlardan birincisi TRAFİKTEKİ KLAKSON TERÖRÜ. Tüm şoförlerin eli kornada. Trafik lambalarında daha ışık kırmızıdan sarıya dönerken, yeşili beklemeksizin arkanızdaki bir iki araçtan caaarttt korna sesi. Yeşili bekle kardeşim. Yoo. Bekleyemez. Hani var ya, bu aceleciliğimizi, bu hızımızı tüm işlerimizde göstersek dünyada bir numara oluruz. Ama hızımız sadece trafik ışıklarında.
Diğer taraftan, bir de yine trafik lambalarında uzun uzun klakson çalanlar var. Bunlar bir nebze daha masum. Lambalardaki ayarsızlıklar nedeni ile çok kısa yeşil, çok uzun kırmızıdan dolayı konvoy oluşmuş, her yeşilde anca iki-üç araç geçebiliyor. Yeşil yandığında önceki araç hızlı davransın hiç olmazsa bir araç fazla geçebilsin diye basıyorlar kornaya.
Bunca zaman yurt dışında bulundum, Londra, Paris gibi kalabalık şehirlerde bile bir kez klakson sesi duymadım. Bizde de sebepsiz yere korna çalmak yasak. Cezası var. Ama oradaki Trafik polisi duysa da bir şey yapmıyor nasıl olsa. Eh trafik lambalarında trafik yoğun saatlerde zaman ayarı uygulaması da yok. Basalım arkadaşlar kornaya, etrafta hastane varmış, evde hasta varmış kime ne. Arkadaşlar sessiz şehir medeni şehirdir. Bizim ne şehir olduğumuzu şehri dinleyerek söyleyin bakalım.
Bir de OTOPARK TERÖRÜMÜZ var. Ana yollarda indir bindir sırasında trafik tıkanmasın........
