menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Korkutucu paralellik: Türkiye’yi felakete kimler mi itebilir?

28 0
31.07.2026

Kendisiyle “küçük enişte” diye dalga geçilen profesör karikatürü emekli başbakanların sözlerini ciddiye alacak halimiz yok. Olay gerçekten derin: Tarihin falan değil, adım adım üzerimize gelen  bir savaş coğrafyasının fay hatları üzerinde belli bir kadere itiliyor Türkiye.

Oysa bu coğrafyanın kilit taşı veya çok yüklü ve önemli bir ara kablosu konumundayız. Bizdeki bir altüst oluş, hiç öyle Yugoslavya, Irak, Afganistan, Kafkaslar, Libya’daki kaosa benzemeyecek.

Yani Karadeniz’de kotarılacak bir macera, Türkiye’yi hem tarihe hem de coğrafyaya gömebilir. Bunu, her an yeni bir Goeben ve Breslau provokasyonu ile uçuruma itilecekmişiz gibi okumak gerek.

Aradaki paralellik korkutucu.

Türkiye ile Almanya arasındaki paralellik korkutucu.

Rusya’ya açılan cepheye daha aktif katılma sinyalleri veren Ankara’nın, bu cepheyi 2014’ten itibaren kullanan Berlin’in gölgesinde yürüyeceği yolunda sinyaller var. Öyle.

Fakat bu yol çok tehlikeli. 1914’ü hatırlatıyor. Dış haber yorumculuğunda içerik ve biçemiyle yepyeni bir pencere açan Engin Solakoğlu’nun yine zenginleştirici bir analizindeki tanımla “Karadeniz’de şekillenen üçüncü cephe”nin kurbanı Türkiye olabilir.

Dedik ya, oraya gömülebiliriz.

Almanya ile Türkiye’nin, bir asır sonra bile olsa, Avrasya ölçeğindeki bir savaşta aynı telden çalmaya başlaması bütün sinirlerimizi ayaklandırmalıdır. Türkiye’nin krizi bir yana, Avrupa’nın hegemon gücü Almanya’nın da ekonomideki kriz sinyallerini artık siyasette hissetmeye başladığı koşullar, her türlü provokasyonu ve ardından gelecek felaketi tetikleyebilir.

Biz, NATO üzerinden de olsa “Lebensraum” aramaya başlayan, çünkü sınırlarını da hisseden “Büyük Almanya”ya bakalım. Türkiye’yi birinci derecede ilgilendiren bu emperyal devlette........

© 12punto