İmamoğlu’nun asıl “Suçu”!..
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yapılan operasyon için, “Dosya hakkında bilgimiz yok.” derken, iktidar medyası her zaman olduğu gibi İmamoğlu ve ekibinin “suçlarını” çarşaf çarşaf yayımlayıp tutuklanmasının altyapısını hazırlıyor.
Güya dosyada gizlilik kararı var!..
İktidar medyasının bir yazarına göre, “konu siyasi değil, kriminal”.
Konu iddia edildiği gibi gerçekten ve sadece “kriminal” olsaydı, İstanbul halkının tüm engellemelere rağmen üç kez seçtiği bir belediye başkanı en azından şafak operasyonu ile gözaltına alınmazdı, değil mi?
Ama neyse ki, heybedeki gerçek “turbu” çıkaran iktidar yazarları var.
Örneğin Erdoğan ailesinin gazetesi Sabah’ın Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, İmamoğlu gözaltına alınmadan dört gün önce, “mesleki tecrübesiyle” şunları gördüğünü anlattı:
“Ekrem İmamoğlu, Ankara'ya güven vermiyor! Evet, evet... ‘Devlet’ dediğimiz o canlı organizma, farklı kurum ve kuruluşları ile İmamoğlu'na kuşku ile bakıyor. Amaca ulaşmak için her aracı mubah gören tarzı, siyasal ikbali için girdiği girift ilişkileri, gözünü küresel odaklardan ayırmayan politik tutumu, itimat telkin etmiyor. Yani... Olup bitenlere AK Parti ve Külliye penceresinden bakmayı alışkanlık edinenlerin, bu perspektifin çok ötesindeki ‘devlet ufkuna’ da bakıp ‘Neden?’ diye sormaları gerekiyor!”
“Devletin” İmamoğlu ile ilgili tespitlerinin altını kalınca çizelim: Amaca ulaşmak için her aracı mubah görüyormuş... Siyasal ikbali için girift ilişkilere girmiş... Gözünü küresel odaklardan ayırmıyormuş... Güven vermiyormuş!..
Müderrisoğlu, dün de İmamoğlu’nun “dış alemle, sermaye gruplarıyla, tarikat/cemaatlerle, Alevi ve Kürt kanaat önderleriyle oportünist ilişkiler kuran, gözünü karartmış bir siyasi figüre dönüştüğünü” ve Ankara’yı, “ele geçirilmesi gereken iktidar merkezi” olarak konumlandırdığını öne sürdü.
Ne tesadüf, meşhur Fuat Uğur da hemen hemen aynı görüşte. Uğur, “2028’in liderinin kim olacağını” sorguladığı dünkü yazısında, seçilecek liderde “olmazsa olmaz şartları” şöyle sıraladı:
“Öncelikle o liderin hiçbir dış gücün ya da küresel yapının adamı, piyonu ve aparatı olmaması, vatanseverliği, terörle mücadele ve ülkesini böldürmemek konusundaki direnci; bayrağına, ülkesinin, vatandaşlarının inancına, geleneklerine, değerlerine ve ulusal marşına bağlılığı; düzgün karakterli, başkalarına karşı saygılı ve dürüst olması, yalan söylememesi, ülkenin bağımsızlığından taviz vermemesi.”
Ardından “Muhalefetin lider adayı yukarıda sıraladığım özelliklere sahip olacak mı?” diye sorup şunları kaydetti:
“Türkiye’yi bekleyen tehlike işte bu... Kimileri onun [İmamoğlu] kazanacak olma ihtimalini gündeme getirerek ‘Korkuyorsunuz değil mi?’ sorusuyla bizleri........© 12punto
