2 milyon kişi 1000 lira verirse
Yargı darbesine uğramış CHP yönetimi, B ve C planları olduğunu söylüyor ama gündemlerindeki birinci öncelik bir süre daha CHP'nin nasıl geri alınacağı gibi duruyor. Oysa çok daha büyük ve hayati bir soru kapıya dayanmış durumda:
Ya CHP'yi kurtarmaya çalışırken seçime girme hakkını kaybederlerse?
Daha açık sorayım. Karşınızda Anayasa'yı tanımayan, yasaları tanımayan, YSK'nın yetkisini fiilen yok sayan bir siyasi operasyon varsa siz hâlâ normal hukuk düzeni varmış gibi davranabilir misiniz? Tüm hukuk yollarını denedikten sonra B ve C planlarını devreye sokmakla acaba geç kalmış olabilir misiniz?
Karşınızdaki güç, hukuku tüketmiş zaten. Mutlak Butlan kararı, anayasaya da ilgili tüm yasalara da aykırı... Adamlar anayasayı ve yasaları yok sayarak ciğerinizi sökmüş. Şimdi “Tüzüğe göre yeterli imza topladık, kurultay yapın. Ortada tüzük var. Milletvekillerini MYK yoluyla disipline veremezseniz” gibi itirazların bir sonuç vermeyeceği açık değil mi? Adam anayasanın üstünden geçmiş, siz tüzük maddesi gösteriyorsunuz. Bu hukuksuzluk ikliminde tüzük maddesi göstermek, celladına kanun hatırlatmaya benzer.
Mesele çoktan CHP meselesi olmaktan çıktı. Mesele artık bir demokrasi meselesidir; halkın seçme ve seçilme hakkının elinden alınması meselesidir. Halkın bağrına bastığı, güvendiği liderlerin ve adayların seçimlere girmesinin önceden engellenmesi operasyonudur. Mesele, Türkiye'nin birinci partisinin yargı eliyle felç edilmesi, bitkisel hayata sokulmasıdır. Ve en önemlisi; ülkenin esas gündemi olan mutfaktaki yangının, derin yoksulluğun, iktidardaki şatafatın unutturulması operasyonudur!
Burada iktidarın asıl amacı CHP tabanını sosyolojik olarak ele geçirmek falan değil. CHP'nin kurumsal yapısını hukuken felç edebilirler. Siz içeride güya CHP’yi geri alırsınız; ama bir de bakmışsınız ki o hengamede zamanında kurultay yapılamadığı için, seçime girme hakkı kalmamış!
Bu yüzden bugün sorulması gereken birinci soru "CHP'yi nasıl geri alacağız?" sorusu değildir. Asıl soru, "Cumhuriyetçi iradeyi seçime nasıl sokacağız?" sorusudur.
Bu nedenle Özgür Özel yönetiminin bir B Planını acilen devreye sokması, artık tercih değil zorunluluktur. Hukuk mücadelesi ayrı bir koldan yürür ama birinci gündem olmamalı. Gerekirse yeni bir parti kurulsun ya da........
