Saldırı altındaki Karadeniz (3) | Çöpler faciasını yaşatan şirket Artvin'e benzer bir madeni açıyor
13 Şubat 2024 tarihinde 9 işçinin ölümüne neden olan faciadan sonra Kanada-ABD SSR Mining şirketi Çöpler Altın Madeni’ndeki yüzde 80 hissesini 1,5 milyar dolara Cengiz Holding’e devretti... Çöpler’in yüzde 20’si ise Çalık Holding’e ait.
SSR Mining, Artvin’deki Hod Altın Madeni’ndeki yüzde 80 hissesini de Çalık Holding’e devretti. Hod Altın Madeni’nde ana hissedar artık Yüzde 85 ile Çalık Holding.
Hod Altın Madeni Halkla İlişkiler Müdüresi Sadiye Çidem’in söylediğine göre Artmin Madencilik adı altında işletilen Hod Altın Madeni, artık Yüzde 85 Çalık Holding, yüzde 15 ise yabancı yatırım fonlarına ait bir şirket...
Çanakkale’de bir başka Kanadalı şirket Alamos Gold’un maden sahaları ise Nurol Holding tarafından satın alındı. Türkiye’deki tartışmalı ve davalı altın madenleri tek tek iktidara yakın holdinglerin eline geçiyor...
BAŞKA BİR ŞEY YAPILAMAZ
Bugünlerde Hod Altın Madeni’nde hummalı bir çalışma dikkat çekiyor... Tüneller, yollar yapılıyor, madenin yönetim ve proses tesisleri için çalışmalar bütün hızıyla devam ediyor...
(Hod Madeni hazırlık çalışmaları)
Eski adı “Hod” olan Yukarı Maden köyünün artık adı var ama kendisi yok gibi... Maden alanının ortasında kaldığı için köy evlerinin çoğu yıkılmış... Yani haritadan silinen bir başka köy... Aynı Çöpler’de, Akbelen’de olduğu gibi...
Köyün okulu maden şirketine devredilmiş... Hemen karşısında muhtarlık bulunuyor... Geldiğimizi gören maden çalışanları çevremizi sardı. Kendimizi tanıttık ve sohbete başladık.
Madenin Halkla İlişkiler Müdiresi Sadiye Çidem ve maden çalışanları her zaman olduğu gibi iş- istihdam- yatırım söylemlerini tekrarladılar. Halkla İlişkiler Müdiresi Sadiye Çidem’in, başını kaldırıp çevremizdeki yüksek dağları işaret ederek, “Burada madencilik dışında bir şey yapılamaz ki...” demesi ise Artvinlilerin çok ağırına gitti... Ardından, “Madenler olmazsa telefon da kullanamayız, otomobil de... Madenler olmazsa hayat olmaz” gibi beylik söylemler her zaman olduğu gibi tekrarlandı... Sadiye Çidem, 2001 yılında Türkiye’deki ilk siyanürlü altın madeni olan, Bergama Altın Madeni açılırken orada görev yapmış: “Bakın yıllar geçti Bergama’da hiçbir şey olmadı” diyen Çidem, ardından da Havran’da bir başka madeni başarılı bir rehabilitasyon örneği olarak anlattı.
Bergama’da üçüncü zehirli atık barajı dolmak üzere... Bölgede kanser vakalarında artış var. Ayrıca Bergama’ya ve Havran’a çok yakın bir yerde Balıkesir-Balya’da 85 yıldır zehir sızdıran, “maden atıkları” sorunu var... Elbette bu konular Sadiye Hanımın gündeminde değil...
(Hod Altın Madeni için yıkılan köy evleri)
1878’den 1940’a kadar “Karaydın Madenleri” adı altında Fransızlar tarafından işletilen madende, 400 bin ton kurşun çıkarılıp Fransa’ya yollanmış. Balya-Bandırma arasında özel bir tren yolu döşeyerek, çıkardıkları madeni önce Bandırma limanına, oradan da Fransa’ya taşımışlar. Atatürk’ün önderliğindeki genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti, “Ne çıkardığınızı bilelim” diye talepte bulununca, Fransız şirketi kabul etmemiş ve maden kapatılmış. Bir başka deyişle bölgedeki sömürge madenciliğine son verilmiş. Aradan 85 yıl geçti ve Balya’daki kapatılan bu madenin atıkları, hâlâ bölgede zehir saçmaya devam ediyor; engellenemiyor.
Konu TBMM Çöpler Faciası Araştırma........
