İran’da dini liderlik mücadelesi ve Kürt stratejisi
İran’da dini liderlik seçim süreci ve olası bir kara harekatında Kürt grupların kullanılması, hem iç politikayı hem de bölgesel güç dengelerini etkileyecek yeni gelişmelerin habercisi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yeni Lider ve İran’ın Geleceği
İran’ın siyasi sisteminin geleceği ve güç yapısının nasıl değiştirileceği hala belirsizliğini korumaktadır. Özellikle İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney’in ölümünün ardından yeni liderin kim olacağı yalnızca İran’da değil bölgesel ve etkileri bakımından tüm dünya tarafından yakından takip edilmektedir. İran’ın Batı ile özellikle ABD ve İsrail ile ilişkilerinde, nükleer faaliyetler konusunda belirleyici olması bakımından önem taşımaktadır.
Dini liderlik tartışmalarında en fazla gündeme gelen isimlerden biri Mücteba Hamaney’dir. Uzun süredir kamuoyunda görünmemesi nedeniyle hayatta olup olmadığına dair çeşitli iddialar ortaya atılmaktadır. Bununla birlikte dini liderlik için başka isimlerde geçmektedir. Olası adaylar arasında Ayetullah Mohsen Araki, Ayetullah Haşim Hüseyin Buşehri, Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, Humeyni’nin torunu Hasan Humeyni, Sadık Laricani, Ali Rıza Arafi gibi isimler bulunmaktadır.
İran siyasi sisteminde dini liderin seçilmesi belirli anayasal kurallara bağlıdır. Mevcut kurallara göre dini liderin cenazesi defnedilmeden yeni lider seçimi yapılamaz. Bu süreçte dini liderin görevlerini geçici olarak üstlenen bir Liderlik Konseyi oluşturulur. Bu konsey Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Yargı erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei ve Anayasayı Koruma Konseyi ve Uzmanlar Meclisi üyesiAli Rıza Arafi’den oluşmaktadır.
Yeni dini lideri seçme yetkisi anayasa gereği Uzmanlar Meclisi’ne verilmiştir. Ancak İran’ın içinde bulunduğu savaş ortamı ve siyasi belirsizlik ne zaman ve hangi koşullar altında toplanabileceğine dair soru işaretlerine neden olmaktadır.
Buna rağmen İran yönetiminin kamuoyunda güven ortamı oluşturmak amacıyla dini liderlik seçiminin gerçekleştirileceği yönünde mesajlar verdiği görülmektedir. Bununla birlikte adaylar arasında adı geçen Mücteba Hamaney’in rejim içerisindeki güçlü kurumsal ilişkilerine ve askeri kurumlar üzerindeki etkisine rağmen babasının yerine geçmesinin önünde önemli engeller bulunmaktadır.
Velayeti Fakih doktrinine göre dini liderin belirli dini ve siyasi niteliklere sahip olması gerekmektedir. Bu makamın babadan oğula geçmesi İran’daki Şii geleneğinde kabul gören bir uygulama değildir. Bu........
