menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran diz çökmedi!

28 0
09.04.2026

ABD ve İsrail'in, İran'a saldırmasıyla patlak veren savaşın ardından nihayet ateşkes sağlandı.

Sadece Ortadoğu'nun değil neredeyse bütün dünyanın iliği kemiği yerinden oynadıktan sonra şimdi meseleye bir miktar müzahir olan kim varsa aynı soruyu soruyor:

Kim kazandı, kim kaybetti!

Hiç dolandırmaya gerek yok.

Ortaya çıkan gerçek şu:

Donald Trump’ın, Benjamin Netanyahu’nun karşısında diz çökmedi.

Bu bile başlı başına bir başarıdır.

Bir noktada akıllar yine de karışıyor, çünkü bu tür savaşların gerçek sonucunun çoğu zaman cephede değil, ateşkes masasının kurulduğu psikolojik zeminde ortaya çıktığını biliyoruz.

Şimdilik bombalar sustu, parmaklar tetiklerden uzaklaştı. Ama gerilim hâlâ diri. Hatta belki de savaşın en kritik evresine yeni giriyoruz.

Son derece kırılgan bir sürecin içindeyiz. Eğer ki ateşkes askıya alınmazsa bundan sonra “diplomasi savaşı” başlayacak.

Asıl mücadelenin burada olacağından kuşku yok.

Önümüzdeki süreçte bilerek yaratılan bilgi kirliliği üzerinden yürütülen algı operasyonları ve Washington’dan gelen tutarsız açıklamalar arasında gerçek ile propaganda iyice birbirine karışacak. Kim geri adım attı, kim pozisyon aldı, kim masaya ne koydu… Bunları ayırt etmek giderek zorlaşacak.

Ateşkes masasının kurulmasıyla birlikte, -tabi kurulabilirse, bölgeden gelen haberlere bakılırsa süreç hala pamuk ipliğine bağlı- sahaya inen asıl güç, artık tanklar ya da füzeler değil; veri akışı, medya dili ve algoritmalar olacak.

Sosyal medya platformlarında aynı anda dolaşıma giren senkronize mesajları, uzman yorumlarının ve “sızdırılmış” istihbarat notlarının, aslında tek bir hedefe hizmet edeceğini biliyoruz:

Masadaki psikolojik üstünlüğü ele geçirmek.

Bu noktada en kritik aracın belirsizlik üretmek olduğunu söyleyelim. Çünkü belirsizlik, karşı tarafın karar alma refleksini zayıflatır. Mesela, bir gün “İran geri adım attı” manşetleri öne çıkarılır, ertesi gün “yeni yaptırımlar yolda” söylemi dolaşıma sokulur; böylece yalnızca rakip değil, küresel kamuoyu da yönlendirilir.

Ama biz meseleyi soğukkanlılıkla okumaya devam edelim.

Geçen 40 günün sonunda ABD ve İsrail'in yüksek sesli askeri kapasite gösterisine rağmen,........

© 12punto