Barrack’a teşekkür edelim!
Her ne kadar, Özgür Özel aklınca “personanongrata” yani istenmeyen adam ilan etmiş olsa da biz kendisine teşekkür borçlu olduğumuzu söyleyelim.
Uluslararası siyasette bazen sarf edilen bir cümlenin, yıllarca süren tartışmaları gereksiz kıldığını iyi biliyoruz.
Ağızdan çıkan birkaç kelimenin, diplomatik nezaketin arkasına saklanan gerçekleri bütün çıplaklığıyla ortaya döktüğüne çok kez şahitlik ettik.
Levant'ta, adeta bir sömürge valisi edasıyla arzı endam eden Amerika'nın Türkiye'deki Sefiri Tom Barrack, farkında veya değil ama tarihi bir rol üstlendi!
Atlantik'in öbür kıyısındaki zihniyeti bütün çıplaklığı ile ortaya koyuverdi.
Boş boğazlık yapmadı; belki niyeti bu değildi, belki söyledikleri kendi dünyasında son derece “rasyonel”, “pragmatik” ve hatta “realist” bir çerçeveye oturuyordu.
Tartıştığımız bu değil.
Çünkü asıl mesele Barrack’ın işaret ettiği noktada uç veriyor.
Öyle ki Amerika'nın - Türkiye'deki en azından bir kesimin ısrarla görmek istemediği – sahtekar, riyakar yüzünü güzelce ifşa etti.
Diplomasi retoriğinin arkasına ustaca sakladıkları laf salatası ile çıkar siyaseti arasındaki uçurumun artık çuvala sığmadığı gün gibi aşikâr.
Gelin yakın gözlüğümüzü takalım.
Batı’nın özellikle de Amerika’nın dış siyaset söylemi, onlarca yıl boyunca belirli kavramlar etrafında şekillendi; demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü, hukukun üstünlüğü filan... Bu kavramlar, sadece değerler manzumesi olmadı; aynı zamanda müdahale aracı olarak kullanıldı.
Yani, bir ülkeye baskı yapılacaksa, yaptırım uygulanacaksa ya da bir rejim değişikliği desteklenecekse bahanesi çoğu zaman bu kavramlar oldu.
Şimdi Barrack’ın açıklamalarıyla, çömlek patladı.
Çıktı, tek adam rejimlerini övdü.
Monarşilerin “istikrar” sağladığını söyledi.
“Merhametli mutlakıyet” filan dedi.
Demokrasi dışı yönetim biçimlerinin bazı toplumlar için daha uygun olabileceğini ima etti.
Belki de en çarpıcısı, geçen yılın Eylül ayında New York'ta yaptığı bir konuşmada Tayyip Erdoğan'a dair dile getirdikleriydi.
"Başkanımız 'Bundan bıktım, ilişkiler........
