menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Akıbeti benzemesin!

29 0
14.05.2026

ABD ile İsrail’in İran’a, İran’ın da İsrail ve Körfez hattına füze sallamaya başladığı günlerde kendi kendime “Üç vakte kadar bizim ülkede de yeni bir ‘yerli ve milli füze’ gösterisi başlar” diye düşünmüştüm.

İstanbul’da düzenlenen SAHA Expo’da “Türkiye’nin ilk kıtalararası balistik füzesi” ile tanıştık.  Osmanlı'nın dördüncü padişahı Yıldırım Bayezid'e atıfla, adını Yıldırım Han koymuşlar.

Tabii, iktidar medyası hiç zaman kaybetmeden bunu yeni bir rejim destanı gibi pazarlamaya başladı.

“Küresel güç”, “oyun değiştirici teknoloji”, “dünyaya mesaj”, “Türkiye artık başka ligde”… filan diye yurdum insanına ver coşkuyu...

Elimde kristal küre yok.

Ama iktidarın bölgesel gerilimlerin yükseldiği her momenti, içeride yurdum insanını tahkim etmek için kullandığını çok iyi biliyorum.

Ortadoğu’da barut kokusu yükseldikçe burada ekranlara daha fazla harita, daha fazla füze animasyonu, daha fazla “küresel güç Türkiye” manşeti yansıyacağı belliydi.

Çünkü işler pek iyi gitmiyor. Ekonomik kriz artık sosyal buhrana dönüştü; insanlar burnundan soluyor; Özgür Özel'i şamar oğlanına çevirdi; CHP, belediyelerinde yaşanan skandallarla umutları giderek boşa çıkarıyor ama Tayyip Erdoğan için iktidarının devamı çantada keklik değil.  

Artık satabileceği yeni bir refah hikâyesi kalmadı. Yurdum insanının neredeyse yarısı açlık sınırının altında; siyasette ve toplumda çürümeboyut atladı.

Gençler geleceklerini başka ülkelerde arıyor.

İktidarın elinde sadece vatan millet edebiyatıyla satacağı “güç” gösterileri var. İçeride ve dışarıda çok sıkıştığı belli ki şimdi umudunu 'Yıldırım Han'a bağlamış.  

Yoksulluk konuşulmasın, dışa bağımlılık konuşulmasın, çöken ekonomi konuşulmasın; herkes dönüp “Biz artık kıtalararası güç olduk” masalıyla oyalansın.

Tabii bir de hangi akıl danesi düşündüyse, füzenin üzerine Osmanlı tuğrası ile Atatürk'ün imzasını yerleştirmişler; yani hem İslamcı damarı hem de seküler ulusalcı refleksi aynı propaganda potasında eritme uyanıklığı...

Bir de füzenin ismi... Ben olsam, kamuoyuna duyurmadan önce biraz düşünürdüm. Belli ki pek öykündükleri Osmanlı'dan da bihaberler.

Biz yine de akıbeti Yıldırım Bayezid'e benzemesin, diyelim ve devam edelim.

Eskilerden bir ustam, “Gazeteci her şeyi bilen değil, kimin neyi iyi bildiğini bilen kişidir” derdi.

O yüzden ben de bu meselelerin teknik ve stratejik boyutlarını yıllardır çalıştığını bildiğim bir uzmana sordum

Aldığım ilk cevap şu oldu:

“Ortada görünen bir platform var........

© 12punto