Sözde dava, özde rant: İdeolojik dolandırıcılar
Türk Dil Kurumu dolandırıcıyı, birini aldatarak onun malını veya parasını alan kimse olarak tanımlamış. O vakit dolandırıcının muhatapları ile ilişkiye geçmesi, onları türlü vaatlerle kandırması ve akabinde de amacına ulaşması gerekiyor.
Ortada kurulan bir ilişki olduğuna göre dolandırıcıların çevremizde olması hatta tanıdık olmaları bile mümkün. En nihayetinde muhataplarını ya da seslendiği kitleyi sürekli olarak aldatan, buna karşılık rant, makam, para gibi araçları elinden bırakmayan, dahası bunları gittikçe büyüten birileri varsa o aleni bir dolandırıcıdır. Tanımı böyle diyor, biz sadece tarife uyan failin kimliğini açıkça söylemiş oluyoruz.
Yukarıda kitleden bahsedip sonrasında da rant, makam gibi sözcükleri seçince dolandırıcılığın özel bir türüne atıf yaptığım anlaşılmıştır sanırım: İdeolojik dolandırıcılık.
İdeoloji en genel haliyle, siyasal ve toplumsal düşünceler bütünü olarak tanımlanabilir. Bir ideolojiye mensup birisi de, bu düşünceler bütünün içerisinde tarif eder fikirlerini, tutumunu, kavrayışını. Bununla birlikte mensubiyet mesuliyet de gerektirir. İdeolojik kavrayış aynı zamanda tutarlılığı, samimiyeti zorunlu kılar. Sosyalizmden bahsedip sömürü ağının içinde bir patron olamazsınız; kamusal eşit eğitimi ya da sağlığı savunup özel okul/hastane işletemez, sözüm ona kurduğunuz ya da içinde yer aldığınız siyasi partiyi şirket gibi yönetemezsiniz. ........
