Selanikliler...
Kocası Kafkas Cephesinde şehit olmuştu.
Köyü ve evi düşman tarafından işgal edilmişti. Vatanı ve namusunu korumak için kocasından kalan ziynet eşyalarını ve bileziklerini bozdurdu. O parayla silah aldı dağa çıktı. Çetecilik yaptı. Ardından Kurtuluş Savaşına katıldı. Mermi attı, kılıç çaldı. Kocasının intikamını aldı.
Adı Ayşe idi ve Selanikliydi.
1920’lerin başında Manisa’nın Demirci ilçesine kaymakam olarak atandı. Yunan askeri önce İzmir’i, ardından Manisa’yı işgal etti. Manisa Valisi Hüseyin Hüsnü Yunan askerini Manisa girişinde karşılarken o emrinde olduğu kendi valisi Hüseyin Hüsnü’yü tanımadı. Askerlik Şubesi deposundaki silahları halka dağıttı ve Ege’de gönüllülerden oluşan Kuvayı Milliye birliği kurdu. İki yıl boyunca Yunana karşı çarpıştı. Demirci Akınları düzenledi. Adı İbrahim Ethem Akıncı idi. Akıncı soy adını Ege’deki Akınlarından dolayı Atatürk verdi.
İtalyanlar Osmanlıya ait olan Trablusgarp’a saldırmış, işgal etmişti. Paris’te Sorbonne Üniversitesinde Siyasal Bilimler-Hukuk bölümünde okuyan deli dolu bir Türk genci vardı. Ateş gibiydi. Usta bir silahşordu.
İtalyanların Trablusgarp işgalini protesto etmek için Mısırlı öğrenci arkadaşı Şeyh Dayef ile birlikte Avrupa’da mitingler düzenliyordu.
Bir tatil gününde, İsviçre’nin Neuchatel şehrinde okuyan arkadaşı Osman Suavi Kökmen’i ziyaret etti. Film seyretmek için bilet aldı ve Olimpiya sinemasına gitti. Ön sıralara oturdu. Işıklar söndü. Uzun bir gong sesinden sonra film başladı.
Ancak filmden önce Trablusgarp ve Bingazi’deki Türk-İtalyan savaş görüntüleri verildi perdeye. İtalyanlar kendilerini haklı ve başarılı göstermek için Avrupa sinemalarında kısa propaganda filmleri gösteriyorlardı. Perdede “Vive i’talia. A bas les Turcs!” yazısı vardı. Yazının Türkçesi “Yaşasın İtalya, aşağılık Türkler” idi.
Genç bu manzarayı görünce dayanamadı, belinden tabancayı çıkardığı gibi perdeye ateş etti. Bütün mermileri boşalttı. Sinema birden karıştı. Seyirciler çığlık çığlığa kaçıştı. Ve o Türk genci salonda kaçışan Avrupalılara şu sözlerle bağırdı;
“Yalan, yalan, yalan. Yanlış anlatıyorlar. Gerçekte kahraman Türklerdir” dedi.
Olaydan sonra genç karakola gitti teslim oldu. Ve polislere şu ifadeyi verdi;
“Türklüğe hakaret etmeye hiç kimsenin hakkı yok” dedi. Bu kahraman gencin adı Osman Nevres idi. Nam-ı diğer Hasan Tahsin idi.
İzmir’de Yunan’a ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin oydu.
34 yaşındaydı. Atatürk’ün devresiydi.
Önce Trablusgarp, sonra........
