Bir Kişi Gider, Dünya Boş Kalır
Baharın gelişiyle birlikte şehirde konser ve festivaller mevsimi başladı.
Mayıs’la beraber yaz boyu, eski yazlar gibi konser ve festivaller var.
Binlerce Şebnem hayranı, yıllardır beklenen konsere bilet almak için bilgisayar başına geçti. 200 binlerde sıra alan arkadaşlarım var.
Benim favorim ise her zaman olduğu gibi Nisan ayındaki İKSV’nin İstanbul Film Festivali’ydi.
Yaz sonunda ise Bozcaada Caz Festivalimiz var.
Bu sene de festivalde bol miktarda film izleme şansım oldu.
Haberlerde adını duymadığımız, bazen unuttuğumuz küçük ve güzel ülkelerden sanatçılar, yönetmenler ve hayatlar izledik.
İşte başlıktaki bu güzel söz, o küçük bütçeli ama kalbime işleyen filmlerden birinde genç karakterin arkadaşına söylediği bir cümleydi.
Filmden çıkıp yürürken, film ve karakterler kadar bu cümle de aklımda döndü durdu.
Bazen bir kişinin gidişi bile bizi ne kadar kötü hissettirir değil mi?
Filmdeki cümle aklıma neden geldi?
Aslında yazmaya başlarken kafamdaki konu hiç bu değildi.
Ama her birimiz için değerli insanın dünyanın bir yerlerine dağılması, gençlerin geleceklerini ve hayatlarını başka ülkelerde araması, biri bitmeden diğeri başlayan savaşlar ve bunların hepimiz üzerindeki etkilerini düşünürken aklıma filmdeki bu cümle geldi.
Geçen hafta çok farklı iki konuda, bölgesel olarak yapılandırılmış ve çok iyi hazırlanmış iki toplantıya katıldım.
Konular ve........
