Mutluluk arayışı ve Freud
Modern toplumlar 20’nci yüzyılda mutsuzluğa karşı savaş açtılar. İnsanın her koşulda mutluluğu birinci hedef olmalıydı ve mutsuzluğun her çeşidi, nedeniyle birlikte ortadan kaldırılmalıydı. Hayatın her alanında mutsuzluğun silinmesi için yeni fikirler oluşturuldu.
Mutsuzluğa karşı verilen savaşta en önemli alanlardan biri, “evlilik ve ilişkiler”di. Evliliklerin de mutlaka insanlara mutluluk vermesi gerekiyordu. Mutsuz olan çiftler neredeyse tedavi edilmesi gereken kişiler olarak görüldü. Mutlu evlilikler için formüller, reçeteler oluşturuldu; binlerce kitap, makale yazıldı bu konuda; mutlu evliliği sağlamak için neredeyse bir endüstri kuruldu.
***
Yazıyı buraya kadar okuduysanız, benim bu konuda olumsuz bir tavırla yazmakta olduğumu hissetmişsinizdir. Şimdi haklı olarak soracaksınız: Bunun ne sakıncası olabilir, mutluluk aramanın ne zararı var, evliliklerde ve ilişkilerde mutlaka mutlu olunması için çalışmalar yapılmasının karşı çıkılacak ne yanı olabilir? Çok da haklısınız, bu konuyu açmalı ve tartışmalıyız.
***
İnsanın mutlu olabilmesi için en çok kafa yormuş insanlardan biri olması gereken Freud, hayatının sonuna doğru ilk kez Amerika’yı ziyaret etti. Freud, Amerika’da gördüklerine çok şaşırdı ve bir toplumun her koşulda daima mutlu olabilmek için bu kadar fazla mücadele etmesine çok üzüldü.
Freud insan için her koşulda daima mutluluk arayışında olmanın çok sağlıksız bir şey olduğunu düşünüyordu ve insanın hayatında biraz kıvamında mutsuzluk da olmasının o hayatın daha dolu ve sağlıklı yaşanabilmesi için gerekli olduğunu söyledi. (America’s War on........
